Her gün binlerce adım yürüyoruz. Bazen günlük rutin aktivitelerimizi yapmak, dolaşmak ve bazen de egzersiz yapmak için yürüyoruz. Yürümekle ilgili bir problem yaşamak günlük hayatımızı daha da zorlaştırabilir.

Bacaklarda Güçsüzlük ve Yürüme Bozukluğu Sebepleri Nelerdir?

Yürümenizin şekli, yürüyüşünüzü çağırıyor. Çeşitli problemler anormal bir yürüyüşe neden olabilir ve yürüme ile ilgili sorunlara yol açabilir. Bunlar şunları içerir:

  • Bacaklarınızın ve ayaklarınızın kasları veya kemiklerinin yaralanması, hastalıkları veya anormal gelişimi
  • Parkinson hastalığı gibi hareket bozuklukları
  • Atrit veya multipl skleroz gibi
  • Vizyon veya denge problemleri
  • Vitamin Eksikliği
  • Menopoz
  • Kas Travmaları
  • Nörolojik Hastalıklar

Yürüme problemlerinin tedavisi

Yürüme problemlerinin tedavisi nedenini doğru tesbite bağlıdır. Fizik tedavi, ameliyat veya yardımcı fiziksel egzersiz hareketleri olabilir.

Özellikle yaşlı hastalarda sık görülen bir şikayettir

Yürüme zorluğu yani anormallikleri veya dengesizlik özellikle yaşlı hastalarda sık görülen bir şikayettir. Altta yatan patolojiye sahip olmayan ya da daha ciddi bir hastalığın habercisi olabilecek önemsiz bir şikayet de olabilir.

Yürüme güçlüğü genellikle daha önce hareketli ve aktif olan, ani bir rahatsızlanma ile yaşlı hastalarda görülür. Yürüme güçlüğü nedeni genellikle akut bir hastalıktır.

Örneğin, göğüs enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu gibi.

Bağımsız hareketliliğini yitirenlerin toplumda sosyal kalma olasılığı, hastalık oranlarının daha yüksek olması, yaşam kalitesinin kötü olması ve sosyal izolasyonun daha fazla olması sebebiyle daha az olasıdır.

Tedavi sürecinin başlayabilmesi için

Tedavi sürecinin başlayabilmesi için yürüme bozukluğuna sebebiyet veren faktörün tespit ve teşhis edilmesi gerekmektedir. Beyin ve damar kaynaklı rahatsızlıklarda özellikle bacaklarda yürüme bozukluğu veya güç kaybı varsa kısmi felç olmaya kadar ciddi bir rahatsızlık söz konusu olabilir. Teşhis yapıldıktan hemen sonra gerekli tedavilerin vakit kaybetmeden uygulanması gerekir. Kas zedelenmesi rahatsızlıklarında ilk birkaç ay düzenli olarak kasların çalıştırılması, egzersiz yapılması çok önemlidir. Yine kaslarda yaşanan zedelenmelerin kalıcı hale gelmemesi için erken teşhis, egzersiz veya ihtiyaç halinde fizik tedavi çok önemlidir.

Yürüme güçlüğü veya bozukluğu için en yaygın risk faktörleri;

  • yaş,
  • düşük fiziksel aktivite,
  • obezite,
  • güç veya denge bozukluğu,
  • diyabet veya artrit gibi kronik hastalıklardır.

Yaş ilerledikçe şikayetler artıyor

Yaş ilerledikçe şikayetler de artış olduğu görülmektedir. Kemikler arası ilişkiyi sağlayan dokularda sertleşmelerin başlaması semptom olarak başlangıçtır. Yıllar geçtikçe hemen her insanda bu tür değişiklikler meydana gelmektedir. Bazı kişilerde bu değişiklikler rutin yapılan işlerin yapılmasını zorlaştıracak şekilde ağrılı olmaya başlar. Bu kimseler genellikle ayakta uzun süre duramazlar ve yürüme mesafesinin uzamasıyla, şikayetlerin başlaması en çok görülen hasta yakınmalarıdır. Bakıldığında hasta 100 metre gibi yakın bir mesafe de bile yürümekte güçlük çekebilmektedir. Bazı hastalar ilaç tedavisi veya fizik tedavi ile sağlığına kavuşabilmektedir. Ancak bu tedavilerin cevap vermediği durumlarda hastalar için cerrahi yöntemlere başvurulmaktadır.

65 yaşın üstündeki hastaların üçte biri yürüme ile ilgili zorluklar yaşamaktadır

Hastalar örneğin, yürüyüşün hangi yönünün zor olduğu direkt olarak yürüme ya da basit olmayan problemlerden şikayet edebilirler. Hastanın ne hissettiğini tam olarak açıklığa kavuşturmak önemlidir. Düşme var ise son düşüşün ne zaman oluştuğunu, ne kadar sık ​​düştüğünü ve herhangi bir farklı belirtisi olup olmadığını belirlemek gerekir.

Omurgamız vücudumuzu ayakta tutan ve bedenimizin ana çatısını oluşturan sistemdir. Farklı görevleri yerine getirmek üzere bir araya gelen eklemlerimiz iskelet sistemimizi oluşturur. Yaşadığımız yani nefes aldığımız süre boyunca birçok görevi vardır. Yıllar geçtikçe kemiklerin kalsiyum değerlerinde veya depolarında azalma olması nedeniyle özellikle kadınlar da  osteoporozdan dolayı iskelet sistemindeki kemiklerin direnci azalır. Omurga kemikleri arasında tendonlar, kaslar ve yağlar bulunmaktadır. Bu eklemler, eğilip doğrulma gibi hareketlerin yapılmasını özellikle omurga kemiklerine zarar vermeden yapılmasını sağlamaktadır.

Cerrahi yöntemlerde ki gelişmeler ameliyatların başarı oranlarını da artırıyor

Omurgada özellikle yaşın ilerlemesiyle omurilik kanalında daralma, sinir köklerini baskı altına alan daralmalar, bel kaymaları görülmektedir. Skolyoz olarak da bilinen omurganın şeklini kaybetmesi yani eğilmesi yaşlılar da gençlere oranla daha sık görülen hastalıklardır. Bu hastalıkların bazıları hastalarda ırsi yani doğuştan da gelebilmektedir. Bu nedenle bir uzman tarafından mutlaka değerlendirilmelidir. Bu şikayetler ile gelen hastalarda pek çok destekleyici tedavi olmakla beraber, cerrahi müdahale yapılması gereken hasta sayısı da çok fazladır. Genellikle toplumumuz da yaş ilerlemesiyle bu yaşanılan rahatsızlıklar normalmiş gibi algılanır. Bakıldığında bugün gelinen tıbbi imkanlarla tedavi edilemeyen hastalık sayısı yok denecek kadar çok azdır. Özellikle cerrahideki başarı oranları teknolojinin gelişmesiyle gün geçtikçe artmaktadır.

Omurgadan kaynaklanan hastalıklarda hastaların yaşam kalitesi ciddi anlamda azalmaktadır

Omurgadan kaynaklanan hastalıklarda hastaların yaşam kalitesi ciddi anlamda azalmaktadır. Özellikle ileri yaşlarda omurga kaynaklı rahatsızlıklara tansiyon, kalp ve damar hastalıkları ve kolesterol gibi hastalıkların eşlik etmesi, cerrahi gerektiren hastalıklar açısından risk oluşturmaktadır. Günümüzde gelişen teknoloji ile cerrahiye bağlı yan etkiler belirgin şekilde azalmıştır. Ameliyat öncesi gerekli değerlendirmeler yapıldığında, yaşın ilerlemiş olması ameliyata engel olmaktan kalkmıştır.

Omurga cerrahisinde artık tomografi çekimi yapılabilmekte, gelinen en son teknolojik tedavi yöntemleri kesin tedavi uygulanabilmektedir. Yine gelişen teknoloji ile cerrahi yöntemlerin gelişmiş olması da ameliyatların başarı oranını çok yüksek seviyelere çıkarmıştır.

Omurga sağlığınız için nelere dikkat etmeliyiz ?

Omurga sağlığımız için öncelikle bol su içmeyi unutmamalıyız. Kemik erimesi omurga sağlığının en büyü düşmanı olmakla beraber yeterli kalsiyum ve D vitamini ihtiyaçları mutlaka karşılanmalıdır. Kalsiyum içerikli beslenme, D-vitamini için bol güneş banyosu çok önemlidir. Bu beslenme tam olarak kemik erimesine engel olmasa da geciktirmesi bakımından önemlidir. Özellikle 55 yaş üzerinde kemik yoğunluğu ölçümleri yapılmalıdır ve  tedavi ihtiyacı olup olmadığına uzmanlarca bakılmalıdır. Yüzme, düzenli aktivite, spor ve yürüyüş gibi düzenli egzersizler omurda sağlığının korunmasına yardımcı olur.

Eğer siz veya bir yakınınız yürüme zorluğu çekiyorsanız ve tedaviye ihtiyaç duyarsanız

Eğer siz veya bir yakınınız yürüme zorluğu çekiyorsanız ve tedavi olmak isterseniz sizlere en doğru merkezi bulmamız için http://www.visittobetreated.com adresinden bize ulaşın. Uzmanlarımız uygun bütçe ve tedavi planlaması ile size dönüş yapacaktır. Visit to be treated aracılığıyla tedaviniz veya istediğiniz hizmet için Türkiye’nin en iyi hastanelerinden tedavi planı ve tedavi fiyat teklifi alabilirsiniz. Bunun için sadece ”Formu doldurmanız yeterli.”