Kontrolsüz kan şekeri seviyesinin sonuçlarından biri diyabetik ayak yaralarıdır. Özellikle yurt dışından diyabetli hastalar tedavi için Türkiye’yi tercih ediyor. Dünyada yara tedavisinde kullanılan teknolojileri kullanıyor ve hastaların takibini yapıyorlar.

Diyabetik ayak yarası nedir?

Diyabetik ayak yarasının tedavisi çok geniş ve kapsamlı bir tedavi. Topikal oksijen tedavisi de en önemli yara tedavilerinin başında geliyor. Bunun dışında ultrasonik yara tedavisi kullanılıyor. Bunların hepsi farklı farklı işlere yarıyor. Öncelikle hastanın şeker seviyesini düzelterek diyabet hastalarında yara tedavisine başlamak gerekiyor. Kronik bir yara tedavisini iyileştirmek için yaradaki enfeksiyonu yok etmek gerekiyor. Bunun için antibiyotiklerden destek alınabiliyor. Bunun dışında hastanın yarasından kültür alınması da gerekiyor. Hangi mikrop türü üremiş ve ona hangi antibiyotik etkin ise onunla birlikte enfeksiyon tedavisine başlamak gerekiyor. Ancak sadece bununla tedavi yeterli olmayabiliyor. Yaranın kendi enfeksiyonunu da üretmesini engellemek gerekiyor. Burada özellikle modern yara bakım ürünlerinden faydalanmak gerekiyor.

Diyabetik ayak yarası bakımı nasıl olmalı?

Şeker hastalığı yani diyabet zaman içinde sinirlerde ve damarlarda çeşitli problemlere yol açıyor. Bu hasarlar sebebiyle ilerleyen zamanlarda organlarda fonksiyon bozukluklarına sebep olabiliyor. Organları olumsuz yönde etkileyen ve vücut işlevini bozabilen şeker hastalığı, zaman içinde uzuvlarda da çeşitli hasarların ortaya çıkmasına yol açıyor. Şeker hastalığından en çok etkilenen uzuv ise ayaklar olarak karşımıza çıkıyor.

Diyabetik ayak yaraları yani şeker hastalığı sonucunda ortaya çıkan ayak yaraları sinir ucu harabiyetine ya da bacakta atardamar tıkanıklığına bağlı olarak ortaya çıkıyor. Bu yaralar uzun süre iyileşmiyor. Bu yaraların temel sebebi diyabet. Ancak yalnızca şeker hastalığı değil, tetikleyici nedenlerin de mutlaka araştırılması gerekiyor. Öncelikle bu sorunların tedavisinin yapılması gerekiyor. Atardamar tıkanıklığı kaynaklı olarak ortaya çıkan yaralarda öncelikle bu damarların açılması gerekiyor. Aksi halde iyileşme süreci de uzayabiliyor. Damar tıkanıklığının varlığı renkli doppler ultrason incelemesiyle kolayca tespit edilebiliyor.

Diyabet yaralar nasıl tedavi edilir?

Diyabet kaynaklı ortaya çıkan ayak yaraları şeker hastalığının uzun sürmesine bağlı olarak ortaya çıkıyor ve kronik yara çeşitlerinden biri haline geliyor. Diyabetik ayak yarasının esas nedeni ise, şeker hastalığı. Ancak genellikle sinirlerin ve damarların doğrudan etkilenmesi neticesinde meydana geliyor.  Nöropati şeklinde ifade edilen his ve motor sinirlerinin diyabetten etkilenmesi neticesinde diyabetik ayak yarası kaçınılmaz hale geliyor. Tüm bunların dışında el ve ayaklardaki ter ve yağ bezlerinin sinirleri şeker hastalığı sebebiyle olumsuz yönde etkilenebilir. Bu sebep dolayısı ile ciltte kuruluk oluşması ve cildin nemini kaybetmesi durumunda mikroplar daha fazla çoğalarak yara oluşumu ortaya çıkar.

Diyabet hastalarında  uzman eşliğinde yapılmayan ayak bakımları, tırnak kesimi veya törpülenme esnasından cilt de oluşan tahribatlar; diyabetik ayak yarasının başlamasına neden olabiliyor. Bu tür yaralar uzman hastanelerde tedavi edilmezse hasta parmaklarının bir kısmını kaybedebiliyor.

Tedavideki asıl hedef, ayağı kurtarmak… Çünkü dünyada her 20 saniyede bir ayak kesiliyor. Bu kesilen ampütasyonlarda insanların sağ kalım oranı %50. 5 yıl oranında 5 yıl içerisinde bu hastalar yaşamlarını bitirebiliyorlar. Onun için ne kadar hasta ampütasyondan kurtulabilirse, o kadar insanın hayatta kalması sağlanıyor.

Her türlü gelişmiş teknolojiyi kullanarak ayak yaralarında testler yapılması gerekiyor. Ayağın, dokunun, damarların durumunu en ince ayrıntısına kadar incelemek gerekiyor. Tedavi ondan sonra başlıyor.

Özellikli yara bakım ürünleri kullanmak gerekiyor. Yaraların büyüme faktörlerini salgılatmak ve kolejen kullanmak gerekiyor. Bunun dışında, antibakteriyel özellikli ürünleri kullanmak gerekir. Pansumanlar da bununla yapılıyor. Bunun dışında yarada eğer ölü dokular varsa bunları ya cerrahi yöntemle temizlemek gerekiyor, ya dokunun ölü dokularını su ile arındırmak gerekiyor. Su ile kesilen bu yöntemde sadece ölü dokulara zarar veriliyor ve canlı dokuya geldiği zaman işlem yapılmıyor. Bu aşamada ne kadar sağlıklı doku korunursa, o kadar önem teşkil ediyor.

Kullandıkları yöntemlerle hem ayağın ampüte edilmesini önlüyor hem de daha hızlı biçimde iyileşmesini sağlıyor.

Bu gibi yöntemler sayesinde normalde 6 ayda ya da  1 yılda iyileşecek bir yaranın iyileşme süresini kısaltılıyor. Böylece hastalar çok daha erken özel hayatlarına, sosyal hayatlarına devam edebiliyorlar. Daha üretici konuma geçebiliyorlar. Bunların hepsi mutlaka tecrübeli bir ekip tarafından yapılmalı.

Bacak yarası (ülseri) nedir?

İyileşmeyen (kronik) yaraların en yaygın şekilde ortaya çıktığı yerlerin başında bacaklar geliyor. Yapılan tüm tedavi yöntemlerine rağmen 4-6 hafta içinde iyileşmeyen bacak yarasında altta yatan sebebin araştırılması oldukça önem teşkil ediyor. Bacak yaraları veya ülserleri sıklıkla dolaşım bozuklukları kaynaklı olarak ortaya çıkıyor.

Bacak damarların herhangi birinde ortaya çıkabilecek sorunlar bacaklarda yara açılmasına ya da açılan yaraların kapanmamasına sebep olabilir.  Şeker hastalığı (diyabet), damar sertliği (aterosikleroz) ve Burger hastalığı gibi atar damarların iltihabi hastalıklarında (vaskülit) atar damar daralması veya tıkanıklıkları ortaya çıkabiliyor.

Siz de diyabet hastasıysanız ve ayak yaralarınız varsa çok geç olmadan formu doldurabilirsiniz. Uzmanlarımız en uygun bütçe ile size dönüş yapacaktır.