Tiroid hormonunun gereğinden az ya da fazla salgılanması vücutta birtakım rahatsızlıklara sebep oluyor. Kadınlarda erkeklere göre daha çok görülüyor.

Tiroit bezi boyunda, Adem’in elması denilen kıkırdağın altında bulunur. Hayati bir önem taşır. Tiroit nodülleri özellikle kadınlarda sık görülmektedir. Nodüller; yaşlılarda, iyot eksikliği olan bölgelerde ve radyasyona maruz kalanlarda da sıklıkla ortaya çıkmaktadır

Tiroid nedir?

Tiroit nodülü, tiroit bezinde ortaya çıkan, yuvarlak ya da oval yapıda kitlelerdir.  Aslında toplumda sıklıkla tiroit nodülü görünmekte. Genel olarak 2 kişiden birinde tiroit nodülü saptanabiliyor. Ancak bunların sadece yüzde 5 kadarı elle hissedilebilir ya da dışarıdan görülebilir.

Tiroid Nodülü bir kişide hiç belirti vermeden ortaya çıkabildiği gibi, aşırı çalıştığı durumlarda el titremesi, terleme, kilo kaybı, çarpıntı gibi belirtiler gösteriyor.

Büyük nodüllerde; -ki bunlar 5 – 6 cm yi bulan nodüllerdir- hem nefes borusuna, hem de yemek borusuna baskı yaparak, hastanın özellikle bir efor sırasında yokuş çıkarken, merdiven çıkarken ya da bir aşırı efor sarf ederken nefes darlığına sebep olabilir. Yemek yerken yemek borusuna baskı yaptığı için yutkunma problemi yaratabilir.  Ama daha küçük nodüllerde böyle sorunlarla karşılaşılmıyor.

Türkiye tiroid hastalıkları konusunda çok tecrübeli bir ülke. Çünkü tiroid hastalıklar çok fazla görülüyor. Bunun nedeni de Türkiye’nin iyot eksiği bir ülke olması. O yüzden de hastaneler ve doktorlar bu konuda dünyanın bir çok ülkesine göre çok daha yeterli.

Tiroidinde problemi olan hastalara ne gibi testler yapılır?

Önce  tiroid nodülü varsa  bu bir kanser mi değil mi o saptanıyor. Ardından da nodülün az ya da  çok çalıştığını belirlemek  önemli. Bunu belirlemek için de birçok branşda uzman konseyden oluşan bir topluluk, çeşitli testler istiyor. Bunlar, kan tahlilleri ve tiroid hormonları olabiliyor. Farklı değerler ve hormonlar da inceleniyor. Çıkan sonuçlara göre nodülün fonksiyonel olup olmadığını yani aşırı hormon salgılayıp salgılamadığına karar veriliyor. Bu aşama tamamladıktan sonra ikinci adıma geçiliyor. Bu adım ise, ultrasonografi, ki bu tetkik tiroit nodülleri için çok önemli. Ultrasonografinin mutlaka deneyimli bir radyoloğun yapması gerekiyor.  Ultrasonografide bu nodüllerin sayısı, etrafındaki dokunun özelliği, bunu nodülün şekli, boyutu, tiroit bezindeki yerleşim yeri gibi bir takım faktörlere bakılır. Ultrasonografik özelliklere göre de uzmanlar bu nodülle ilgili bir takım öngörülerde bulunuyor. İyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğu tespit ediliyor. Şüphe varsa,  iğne aspirasyon biyopsisi adı verilen bir iğneyle işlem yapılıyor. 

Bu tetkiklerden sonra  nodül çok büyükse komşu organlara bir teması olup olmadığı saptanıyor. Ama bu ilk aşama. Esas yapılması gereken bütün bu bilgilerin yorumlanması .

Bunların değerlendirilmesi çok önemli…  Bunun için de tabi ki bu konuda çok deneyimli radyologlar olması gerekiyor.  Bütün bu tetkiklerden sonra yine bu multidisipliner konsey sonuçları değerlendiriyor. Tiroid bezinden kaynaklanan hastalıklar çok sıkıntı verici olabiliyor. ama hepsinin tedavisi mümkün.

Tiroit hastalıklarının tedavisinde ne gibi yöntemler kullanılır?

Tiroit hastalıklarının tedavisinde kullanılan birkaç yöntem mevcut. Bu yöntemlere karar verilirken, deneyimli uzmanların birlikte karar vermesi gerekiyor. Tiroit nodülleri hastanın durumuna göre ya ameliyat edilir, ya da ilaç tedavisine başlanır. Çeşitli durumlarda tedavi uygulamadan, sıkı bir takip altında tutulur. Hastanın kan değerleri, ultrasonıgrafi ya da diğer tetkiler dikkate alınarak tedaviye karar verilir

Bunların dışında bir de radyoaktif iyot tedavisi denilen bir tedavi şekli var.  Bu da aşırı hormon salgılayan nodüllerde cerrahi tedaviye yani cerrahi tedaviye bir alternatif tedavi yöntemi olarak değerlendiriliyor.

Tüm kanser hastalıklarında olduğu gibi Tiroid kanserinde de nasıl bir yol izlenmesi gerektiğine bir konseyin karar vermesi gerekiyor. Eğer tetkikler sonucunda kanser tanısı konulduysa bu konsey tedaviye yön veriyor.

Tiroit kanseri tanısı konulan hastalara ne gibi tedavi yöntemleri uygulanır?

Tiroit kanseri tanısı konduğu zaman önemli olan şey, kanserin dışında tipinin ne olduğudur.  Çünkü bu tipi öğrenmek önemlidir. Ameliyat stratejisi ona göre değişebilecektir.  Tipi için de nodül değerlendirilmesi sırasında yapılan iğne biyopsisi çok faydalıdır.  Tabii bu iğne biyopsisi sırasında alınan dokunun da deneyimli bir patolog ya da sitolog tarafından değerlendirilmesi lazım.

Tirioid ameliyatları hassas bir bölgede yapılan ameliyatlar olduğu için çok planlı ve akılcı kararlar vermek gerekir. Dolayısıyla hastayı ameliyat öncesi çok iyi değerlendirmek gerekiyor.

Kanser tanısını koyduktan sonra tipleme de yapıldığında; şimdiki aşama mutlaka tiroit bezinin dışında etraf dokulardaki özellikle bölgesel lenf nodlarında bir yayılım olup olmadığıdır.  Bunu da ultrasonografi ile aslında çok iyi görmek mümkün.  Ama tabi onun içinde çok deneyimli radyologlara çok önemli. Bu lenf nodlarında eğer bir şüphe varsa biyopsi yapmak gerekir ve tümörün oraya yayılıp yayılmadığını tespit etmek gerekiyor. Ardından cerrahi planlamalar yapılıyor. Tiroid kanserinde ilk seçenek cerrahi. Ameliyat sonrası  radyoaktif iyot tedavisi yapılıyor. Ameliyatın sadece ama sadece deneyimli ellerde yapılması gerekiyor.  Çünkü tiroit bezi çok hassas bir bölgede bulunuyor.  Arkasında tiroit bezinin arkasında ses tellerini hareket ettiren sinirler geçiyor. 2 tane alt tarafta ve 2 tane üst tarafta.  Bunlar yaralandığı taktirde ameliyat sonrası dönemde hastalarda ses kısıklığı ve ciddi ses problemleri ortaya çıkıyor ki bu da sesini profesyonel olarak kullanan kişiler için spiker, ses sanatçısı, öğretmen gibi meslek grupları içinde oldukça problemli oluyor. Bu sebeple de ses tellerine zarar vermeyecek şekilde ameliyatın yapılması gerekiyor. Ses tellerine zarar gelmesi ise, sinir monitörizasyonu adı verilen cihaz kullanılıyor. Bu cihazla ameliyat sırasında bu ses tellerini uyaran sinirleri tespit ediliyor ve gerekli kontroller sağlanıp ses telleri zarar görmeden ameliyat tamamlanıyor. Bu çok öneml, çünkü ses kaydedildiğinde bu durum genellikle kalıcı olabiliyor.

Bu ameliyatta boyunda çok küçük bir kesi oluyor. Ameliyatın ertesi günü hastaneden taburcu ediliyor hastalar. Ameliyattan 3 hafta sonra radyoaktif iyot tedavisi için hastaların hastaneye gelmesi gerekiyor. Visit to be Treated aracılığıyla tedaviniz veya istediğiniz hizmet için Türkiye’nin en iyi hastanelerinden tedavi planı ve tedavi fiyat teklifi alabilirsiniz. Formu doldurmanız yeterli.