Tüm dünyada 125 milyon sedef hastası var. Özellikle diz, dirsek ve saçlı deri gibi bölgelerde görülüyor sedef hastalığı.  Sedef hastalığı bir cilt hastalığı deride kızarıklıklar ve kabuklanmalarla kendini gösteren vücudun değişik yerlerinde çok küçük bölgelerde olduğu gibi tüm vücudu da kaplayabilen bir sorun. İç organlarla çok ilgili olmayan yani deri dışında başka organlarda belirti vermeyen bir hastalık. Bazı hastalarda nadiren de olsa romatizmal bir hastalığa da neden olabiliyor.

Sedef hastalığı nedir?

Sedef hastalığı toplumda sık olarak görülen bir sorun. Sedef hastalığı ataklarla birlikte genellikle uzun süre devam eden bir sorun. Farklı görünümlerle ortaya çıkabiliyor. En yaygın şekilde ortaya çıkan plak tipinde (Psoriasis vulgaris), sağlam deriden keskin sınırla ayrılabilen, deriden kabarık kızarıklıkların üzerini kaplayan ve hastalığa ismini veren sedef ya da gümüş renginde kepeklenmeler (pullanmalar) tipiktir.

Sedef hastalığının tedavisi,  kırmızı renkteki bölgeye özel çamur, banyo ve sarmalama şeklinde uygulanıyor. Çamurun sülfatlı mineralli yapıda olması nedeniyle özellikle sedef ve egzama gibi cilt hastalıklarına iyi geliyor.

Sedefin nedeni aslında tam olarak bilinmiyor. Neden olduğu bilinmeyen, bir mekanizmayla deri hücrelerinde bir artış, bir yanlış çoğalma meydana geliyor. Bu da deride kızarıklıklar, kabarıklıklar ve kabuklanmalara neden oluyor. Genetik yönü de var sedef hastalığının. Ailede sedef hastalığı varsa diğer bireylerde de ortaya çıkma olasılığı daha yüksek. Ama tamamen genetik denilemiyor, çünkü ailede hiç kimsede sedef yoksa da ortaya çıkabiliyor. Onun dışında stres tetikleyebiliyor. Ortaya çıkmasını kolaylaştırabiliyor.

Sedef hastalığı en çok dizlerde, dirseklerde, saçlı deride kızarıklıklar, kabarıklıklar ve beyaz sedef rengi kabuklanmalar yapıyor. Bu kabuklanmalar, kızarıklıklar deride belli küçük bölgelerde olabildiği gibi çok yaygın da olabiliyor. Vücutta tek bir bölgede olabildiği gibi tüm vücudu da kaplayabiliyor. Nadiren de avuç içi ayak tabanlarında kalınlaşmalar şeklinde ya da bu bölgelerde yine iltihaplı sivilce benzeri görüntüler şeklinde de kendini gösterebiliyor.

Sedef tamamen tedavi ile yok edilebilen bir hastalık değil. Tekrarlama riski hep var.

Sedef hastalığının tedavisi nasıl?

Sedef hastalığının tedavisinde öncelikle yan etki riski en az olan merhem tedavilerini tercih ediliyor. Ama hafif düzeyde ise yani vücudun yüzde 20’sinden azında varsa sedef, o zaman çeşitli kremlerle merhemlerle ya da pansumanlarla baş etmek mümkün. Ancak biraz daha şiddetliyse ya da bunlarla baş edilemiyorsa bir üst basamak tedaviye geçmek gerekiyor. Bunlar haplar ve iğneler şekilde oluyor. Bu şekilde de sedef hastalığı tedavi edilemiyorsa, son yıllarda çok yeni gen teknolojisiyle üretilen biyolojik ajanlar adı verilen iğne tedavileri uygulanıyor. Bu yöntemler son çare olarak uygulanıyor.

Sedef hastaları, çok uzun süre tedavi alan hastalar. Artık tedaviden yorulan hastalar… Çünkü tedavisi mümkün olsa da tekrarlayan bir hastalık. Bazen tedavisi hastaları çok zorlayan bir hastalık… Bu sebeple de doğru tedavi merkezlerinde, doğru tedavilerin yapılması çok önemli. Medikal tedavileri devam ederken, yeni tedavi önerilerinde de bulunmak mümkün. Kaplıca tedavi kürleri de oldukça faydalı olabiliyor.

Sedef hastalığında en büyük rahatsızlık kabuklanmadır. Özellikle bu kabukların etrafa saçılması kötü görüntüsü hastayı çok rahatsız eder. Kaplıca tedavilerinde bu kabuklanmaların giderilmesi sağlanıyor. Aynı zamanda kaplıca içeriğindeki bazı kimyasal maddeler; bikarbonat, kalsiyum, sülfür gibi kimyasal maddeler antiimfülematuar denilen yangı giderici etkiye sahip. Bunlar da kızarıklığı azaltıcı etkide.  Kalın kabuklanmaları yumuşatıcı, yatıştırıcı etkiye sahip. Dolayısıyla hem tek başına hastanın tedavisinde, deri lezyonlarının tedavisinde çok etkili oluyor. Gerektiğinde de zaten devam eden tedavilere çok güzel destek oluyor.

Bu durumda hastalıklara göre kürler sunmak önem teşkil ediyor. Çamur Sarmalama, çamur sürme ve kurutma , güneş terapisi, masaj gibi pek çok tedavi uygulanıyor bu kürlerde. Ayrıca hasta ayrılırken de detaylı olarak bilgilendiriliyor.

Genellikle ortalama yüz hastanın beşinde sedef hastalığı romatizmal bir hastalığa neden olabiliyor. Bu duruma psöriatik artrit deniliyor. Artrit eklem infilamasyonu yangısı; bel ağrıları şeklinde ortaya çıkabiliyor. Bel bölümünde ciddi bozukluklar ortaya çıkabiliyor, elin küçük eklemlerinde yani parmak eklemlerinde şişmelere yol açabiliyor. Bunun dışında dizler gibi büyük eklemlerde problemlere yol açabiliyor. Hasta genellikle ağrı ile bunu hissediyor ama çoğu zaman sedef hastalığından önce bile ortaya çıkabiliyor. Dolayısıyla ya önce fizik tedavi hekimi tanıyı koyuyor ya da sedef tanısı aldıktan sonra ağrılarla birlikte değerlendirildiğinde bir sedef romatizması olduğu açığa çıkabiliyor. İşte bu hastalara farklı bir yaklaşım gerekiyor. Hastaların hem derileri açısından tedavi alırken yani deri lezyonları için kaplıca kürleri ya da diğer tedavileri alırken aynı zamanda romatizmal bir hastalığı da varsa bu araştırılabiliyor varsa da tedavi edilebiliyor.

Siz de sedef hastalığı sebebiyle sorunlar yaşıyorsanız ve tedavi olmak istiyorsanız, Visit to be Treated aracılığı ile en iyi tedavi merkezlerinde iyileşme şansı yakalayabilirsiniz. Bu aşamada formu doldurmanız yeterli.