Gözlerimiz dünyaya açılan pencerelerimiz ve binlerce kilometre uzaktaki yıldızları görebilmemizi, renkleri keşfetmemizi sağlıyor. Gözün en önemli katmanlarından birini de retina oluşturuyor. Retina, göz küresinin arka duvarını bir duvar kâğıdı gibi kaplıyor ve görme hücrelerinden oluşan ağ tabakasında oluşan hastalıklar doğrudan görme duyumuzu tehdit edebiliyor. En önemli duyu organımız gözlerimizle ilgili, görüşümüzü engelleyecek ya da farklı sorunlara yol açacak göz hasarları en yeni teknoloji ve yaklaşımlarla tedavi edilebiliyor.

Retina nedir?

Retina gözü saran ve ışığın geçişini kontrol eden zarsı, sinir tabakası olarak tanımlanıyor.

Retina hastalıkları belirtileri nelerdir?

Retina hastalıklarında; gözde ışık çıkmaları, görmenin azalması veya tamamen görme kaybının olması, kırık görme, nesneleri daha büyük ya da küçük görme, gözün önünde noktasal uçuşmalar olması gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor.

Retina hastalıkları nelerdir?

Şeker hastalığına bağlı diyabetik retinopati, yaşa bağlı sarı nokta hastalığı, retinal ven tıkanıklıkları, retinal arter tıkanıklıkları, maküla deliği, epiretinal membran, retina yırtığı ve retina dekolmanı yaygın hastalıklar arasında yer alıyor.

Retina dekolmanı nedenleri

Retina dekolmanı; retinanın sinir liflerinin olduğu tabakasının, alt kısımda bulunan tabakadan ayrılması olarak tanımlanıyor. Ardında da iki tabaka arası sıvı sızması oluyor. Bunun nedeni çoğunlukla yırtık ve delikler oluyor. Bu yüzden retina dekolmanı genel olarak halk arasında retina yırtılması olarak da anılıyor. Göze gelen darbeler retina dekolmanına neden olabiliyor. Ayrıca diyabet, bazı dejeneratif hastalıklar, enfeksiyonlar, tümörler ve tansiyon krizleri de dekolmana neden olabiliyor.

Retina yırtığı nedir? Nasıl oluşur?

Gözün iç yüzeyini bir zar şeklinde kaplayan retinada oluşan yırtıklar her yaşta görülebiliyor. Erken yaşlardaki yırtıklar daha çok kalıtsal etkenlerle ortaya çıkan retinadaki incelmiş bölgelerde görülüyor. İleriki yaşlarda görülen yırtıklar ise daha çok yaşa bağlı olarak göz içinde camsı cismin retinadan ayrışması esnasında ortaya çıkıyor. Bu ayrışma bazen sponten olarak görülüyor yani kendiliğinden ortaya çıkıyor. Bazen de dış etkenlerden dolayı da retina yırtığı oluşabiliyor. Mesela katarakt ameliyatlarından sonra camsı cisim retinadan ayrılarak retina yırtıklarına sebep olabiliyor. Her hastalıkta olduğu gibi retina hastalıklarında da erken teşhis büyük önem taşıyor.

Retina yırtığı belirtileri

Hastaların en az %60’ında retina yırtığı oluşumu sırasında ışık çakması, sinek veya örümcek uçması gibi ani başlayan şikâyetler oluşuyor. Bu şikâyetler oluştuğu an göz dibi muayenesi yapılması gerekiyor. Kalan %40’ında ise hiç belirti olmadan, görme alanı kaybı ortaya çıkabiliyor. Çok az vakada ise hiçbir belirti olmadan retina yırtığı gelişebiliyor. Gelişim hızı retinada yırtığın büyüklüğüne bağlı oluyor. Eğer bu yırtık büyükse ve üzerinde çekinti varsa hızla gelişim olabiliyor ve hızlı bir görme kaybı oluyor. Böyle durumlarda hasta genelde hemen doktora başvuruyor. Fakat deliğin küçük olduğu durumlarda, hasarın sıçraması esas görmeyi sağlayan alana olmadıkça görme kaybı hemen oluşmayacağından kişiler uzun süre bir terslik olduğunu fark etmeyebiliyor. Bu yüzde herhangi bir şikâyet olmasa bile retinanın dikkatli bir muayenesinin yapılması öneriliyor. Muayene esnasında saptanan incelmiş bölgeler etrafında lazer uygulanabiliyor.

Retina yırtığı ve retina dekolmanı tedavisi

Retina yırtığının tedavisinde en önemli şey hastanın doktora erken başvurması oluyor. Şüpheli bulgular olduğunda hekime gitmek gerekiyor. Retina yırtığı göz bebeği büyütülerek göz muayenesiyle saptanıyor. Tedavi yöntemi olarak çeşitli lazer uygulamaları yapılıyor. Tedaviler hızlı ve ağrısız gerçekleştiriliyor.

Eğer hasta başvurmakta gecikmişse ve sinir tabakası altında bu yırtıktan sıvı geçmişse o zaman cerrahi tedaviye başvuruluyor. Çeşitli cerrahi seçenekler bulunuyor. Göz içine gaz enjekte edilebiliyor ya da silikon bir materyalle yırtık bölgeye baskı uygulanabiliyor. Bir başka yöntemde ise camsı cisim temizlenip alınıyor ve içeriden lazer uygulanıyor.

Genellikler göz kliniklerinde, göz ameliyatlarında kullanılan malzemeler tek kullanımlık oluyor. Kişiye özel malzeme kullanılması hijyen açısından önem taşıyor. Böylece enfeksiyon riski minimuma düşüyor.

Ameliyat sonrası hasta ne zaman normal hayatına dönebilir?

Hastalar yaklaşık 1 hafta sonra yaralar iyileşince işlerine dönebiliyor. Eğer göz içine silikon yağı enjekte edildiyse kişi ertesi gün bulanık da olsa görebiliyor. Fakat göz içine gaz verildiyse iyileşme ve net görme süresi uzayabiliyor. Gazın tamamen emilmesiyle ancak hastanın görmesi sağlıklı bir seviyeye ulaşıyor. Bu durumlarda ameliyatlı gözün iyileşmesi yaklaşık 1 ayı bulabiliyor. Ancak tek göze işlem yapıldıysa diğer gözle idare edilebiliyor.

Ameliyat sonrasında dinlenme evresinde başı belli bir seviyede tutmak önemli oluyor. Verilen göz damlaları ve göz yamasının da düzenli kullanımı destekleyici oluyor. İyileşme evresi için bazı ilaçlar ve kremler de önerilebiliyor.

 

Dünya sağlık örgütünün verilerine göre dünyada 39 milyon körlük vakası bulunuyor. Üstelik bu vakaların yüzde 80’inde doğru ve zamanında tedavi edilmeme durumu olduğu biliniyor. Retina yırtığı ve benzeri göz hastalıklarının hafife alınmaması ve rutin göz muayenelerinin ihmal edilmemesi gerekiyor. Visit to be Treated aracılığıyla tedaviniz veya istediğiniz hizmet için Türkiye’nin en iyi hastanelerinden tedavi planı ve tedavi fiyat teklifi alabilirsiniz. Formu doldurmanız yeterli.