Kanser hastalığında radyoterapi tedavisi  çok önemli bir yer tutuyor. Teknoloji baş döndürücü bir hızla gelişerek, hemen her alanda yaygın olarak kullanılıyor. Sağlık sektöründe ise özellikle görüntüleme alanında inanılmaz değişiklikler dikkati çekiyor. Radyolojik görüntüleme yöntemleri hastalıkların tanı ve tedavisinde hekimlere yol gösteriyor.

Radyoterapi nedir?

Radyoterapi, kanser tedavileri içinde cerrahi radyoterapi ve kemoterapi diye ayrılıyor. Bir de hormonoterapi bulunuyor. Bu tedavi şekilleri arasında en önemlisi geliştirilen yeni cihazlar. Pek çok gelişmiş teknolojiye sahip cihazlarla hastanın tümörlü olan bölgesine özel bir ışın tedavisi yapılıyor. Radyoaktivite söz konusu olduğunda özel bir ışın demeti tümörün üzerine gönderiliyor. Ardından söz konusu alandaki tümörün büyümesini engellemek mümkün oluyor. Aynı zamanda da küçülmesi sağlanıyor. Bazı koşullarda da radyoterapi vücudun içine yerleştirilen özel cihazlarla lokal bir bölgeye yapılıyor. Yani radyoterapi dıştan da verilebiliyor, içten de verilebiliyor. İçten verilirse brakiterapi, dıştan yapıldığı durumlarda da ekstanda radyoterapi diye adlandırılıyor. Sonuçta tümörü radyasyonla küçültmek mümkün hale geliyor.

Radyoterapi hemen hemen tüm kanser türlerinde iki şekilde kullanılıyor. Ya ameliyat olan bir hastada ameliyat olan bölgeyi kurutmak için ya da ameliyat olmamış bir hastada ameliyatın yerini tutabilecek tedavi olarak.

Radyoterapi hangi cerrahi olmayan ameliyatlarda kullanılır?

Cyberknife, gamma knife, elekta hd, gibi cihazlar, kansız ameliyat yapabilen cihazlar. Herhangi bir nedenle ameliyat olamamış, özellikle akciğer kanserleri beyindeki metastazlar ya da karaciğerdeki metastazlar, söz konusu cihazlarla son derece küçük alanları, çok yüksek dozda tedavi edilebiliyor. Bu sayede de 4-5 haftalık tedaviler 3 ya da 5 günde tamamlanıyor. Milimetrik alanlara uygulanan yüksek dozlar sayesinde tedavi süresi de kısalıyor. Bu işlem sırasında sadece tümör ışına maruz bırakılıyor, etrafındaki dokuya hiç dokunulmuyor. Tümöre o kadar yüksek doz veriliyor ki, tümör sanki ameliyatla çıkartılmış gibi eriyip kaybolabiliyor.

Her tümörde ameliyat yapılma şansı olmuyor. O zaman bu teknolojiler devreye giriyor. Ya da çok küçük tümörlerde ameliyat yapılmışcasına güvenli sonuçlar elde ediliyor.

Elekta versa hd’nin en büyük özelliği ise; diğer makinelerde, diğer cihazlarda 1 saat gibi uzun süren tedavilerin 10 dakika içinde tamamlanabilmesi. Böylece hasta özellikle tedavi masasında çok uzun kalmıyor. Kanser hastalarında hareketsiz kalmak çok kolay bir iş olmadığı için oldukça konforlu. Hareketsiz kalma süresi uzadığı zaman hastanın hareket edip tümörünün dışına çıkma olasılığı çok yüksek oluyor. Halbuki elekta yöntemi çok hızlı bir yöntem olduğu için bu gibi riskler ortadan kalkıyor.

Bu teknolojiler meme kanseri tedavisinde de kullanılıyor ve hem doktora, hem de hastaya bir çok avantajlar sağlıyor. Ancak bu tür cihazların ehil ellerde kullanılması gerekiyor.

Meme kanseri tedavisinde bu cihazın etkisi nedir?

Meme kanserinin tedavisindeki en büyük problem; meme kanserini tedavi ederken akciğer ve kalbe radyoterapiye maruz bırakmamak. Bu yüzden de olabildiğince az ışın verilmesi gerekiyor. Memeyi ışınlarken gerekli olan radyoterapi eğer akciğer ve kalbe dokunursa bu hastalarda uzun dönemde çok büyük sıkıntılara yol açıyor. İkinci özelliği ise; meme kanseri tedavisi yaparken eğer doz iyi ayarlanmazsa hastanın cildinde yanıklar oluşabiliyor. Bu da çok ciddi bir problem. Hastanın memesinde deformite oluşabiliyor, şekil bozuklukları oluşabiliyor. O yüzden elekta hd versa ile yapılan tedavilerde memeyi ışınlarken, memenin tam ve bütün bir şekilde ışınlanması sağlanabiliyor. Bu tip makinelerde tedavi gören hastalarda akciğer ve kalp çok az doz aldığı için tedavi sonrasında hastalar kalp yetmezliği ya da akciğer fibrozisi, akciğer finomonisi gibi sorunlarla çok ender karşılaşıyorlar. Bu sebeple oldukça avantajlı bir tedavi yöntemi.

Bu cihazla kanserli çocuklar tedavi edilebiliyor mu?

Çocuk hastalardaki en büyük problem; çocuklar tedavi edildiğinde, genellikle sonuçlar çok başarılı oluyor. Tümörün tamamen kaybolma şansı çocuklarda daha fazla.  Fakat radyoterapi düzgün bir şekilde yapılmazsa tümörün etrafındaki dokuda yıllar sonra radyoterapiye bağlı başka tümörler çıkabiliyor. Bu sebeple de çocuk hastalarda en çok dikkat edilmesi gereken nokta bu oluyor. Gereksiz alanlara hata ile verilmiş ışınlar, sağlam dokuya zarar verebiliyor. Bu da ileride yeniden tümör oluşmasına sebep olabiliyor.

Bu yöntemdeki bir diğer avantaj ise; elekta versanın içindeki koruma blokları… Işın giderken etrafa hiç saçılma olmamasını sağlıyor. Bu yüzden çocuklarda kanser tedavisi yapıldığında ileride başka dokularda bir şey çıkma olasılığı açıkçası son derece düşük oluyor.

Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, işin içinde hep bir insan faktörü var. O yüzden de bu teknolojiyi kullanan kişiler, en az doktorlar kadar önemli. Bu teknolojiler akciğer kanserinde de önemli avantajlar sağlıyor.

Akciğer kanserinde nasıl tedavi uygulanır?

Akciğer kanseri tedavisinde tümörü her gün kontrol edebilmek oldukça büyük bir avantaj. Çünkü, akciğer kanseri tedavisi olurken radyoterapi esnasında tümör küçülmeye başlar. Alekta versa hd’nin içinde olan combim ct cihazı, hasta tedavi pozisyonundayken bir tomografi çeker ve tümörün küçülebildiğini veya büyüyebildiğini gösterir. Eğer tümör küçülmeye başlamışsa tedavi esnasında radyoterapi alanları küçültülebilir. Böylece daha yüksek dozu verirken normal akciğer dokusunu koruma imkanı ortaya çıkıyor.

Siz de Türkiye’nin en başarılı ve en iyi tedavi merkezlerinde gelişen bu teknolojilerden yararlanmak isterseniz, formu doldurmanız yeterli. Visit to be Treated aracılığı ile, en uygun bütçelendirme ile en kaliteli hizmeti alabilirsiniz.