Hastalıklarda doğru tedavi uygulamak için önce doğru teşhisi koymak gerekir. Bu da doğru tanı yöntemleri ile mümkün. Tanı ve tedavi yöntemlerinde gelişmiş teknolojiler ve onları kullanan uzmanlar çok önemli. Çünkü doğru bir tanı ile tedavi de başarı sağlayabiliyorsunuz. Burada da Nükleer Tıp devreye giriyor.

Nükleer tıp nedir? Ne gibi hastalıklarda kullanılır?

Nükleer tıp, hastalıkların tanı ve tedavisinin, radyoaktif maddelerin ve kimyasal bileşiklerin kullanıldığı bir ana bilim dalı. Nükleer tıp, tüm organ sistemlerini ilgilendirmekle birlikte  ana olarak kalp sistemi, kalp damar sistemi ve kanser hastalıklarını ilgilendiren bir branş. Onun haricinde de triod hastalıkları, böbrek hastalıkları, kemik sistemini ilgilendiren hastalıklar, bu alanla tedavi edilebiliyor.

Sağlık hizmetlerinde kullanımı her geçen gün artan Nükleer Tıp tanı ve tedavi uygulamaları ile hastalıkların erken tanısında kolay ve etkili tedavi olanağı sunuluyor.

Nükleer tıp işlemleri nasıl yapılıyor?

Nükleer tıp işlemlerini yapabilmek için radyoaktif maddeleri ve bileşikleri bir şekilde  vücuda vermek gerekiyor. Bunun için de genellikle  damar yolu tercih ediliyor. Toplardamar yoluyla hastaya hangi organ sistemine yönelik işlem yapılacaksa, ilgili radyoaktif madde veya radyoaktif bileşik veriliyor. Bu bazı hastalıklarda ağız yoluyla da kullanılabiliyor. Bazen solunum yoluyla da verebilmek mümkün. Buna göre daha sonra bu radyoaktif bileşiğin ilgili organ veya dokuda birikmesini bekleniyor. Bu da işleme göre değişmekle birlikte  yaklaşık 10 dakika ila 3 saat sürüyor. 10 dk ile 3 saat arasında, hastaya göre süre değişebiliyor.  Daha sonra hastayı eğer görüntüleme yapılacaksa, tanısal amaçlı bir çekim yapılıyorsa bu şekilde gama kamera veya petsiti denilen cihazlarla işleme alıyorlar. Tedavi uygulamalarında da hastaya yine  aynı şekilde radyoaktif maddeler veriliyor. Damar yoluyla veya ağız yoluyla, bir sure verilen maddenin dozuna ve cinsine göre hastayı hastanede, radyoaktifitesi azalana kadar yatırmak gerekiyor.

Nükleer Tıp çok hızlı gelişen bir branş. Radyoaktif maddelerle hastalıkların tanı ve tedavisini gerçekleştiren nükleer tıp; kalp hastalıklarından, kansere kadar birçok hastalıkta erken teşhis ve tedaviye imkân tanıyarak, hayat kurtarıyor.

Nükleer tıp alanında teknoloji olarak ne tür ilerlemeler oldu?

Özellikle son yıllarda tanı ve tedavi alanında önemli gelişmeler oldu. Bunlardan başlıcası galyumlutesyum sistemi denilen, peptip bağlama sistemleri. Bunlar neronökron tümörlerin tanısında ve tedavisinde de büyük ilerleme sağladı.  Özellikle son yıllarda galyum68 ile işaretli peptip bileşikler, nöronnekron tömorlerin ve prostat kanserlerin hem teşhisinde hem de tedavisin de önemli ilerlemeler sağladı. Bunların haricinde nükleer tıpın tedavi yönünde; ağrılı kemik metassasları, yaygın kemik metastasları olan hastalar da iyileştirilebiliyor. Samaryum tedavisi, karaciğer kitlelerinin tedavisinde, radyoaktif işaretli mikro küreler özellikle tedavi aşamasın da büyük ilerlemeler sağlanmasına neden olmuş durumda.

Nükleer tıpta kullanılan teknolojiler ile artık bütün vücudunuzun taraması yapılabiliyor. bu tarama işleminden sonra teşhis konuluyor ve tedaviye geçiliyor.

 

Tanısal nükleer tıp ile tedavi arasındaki fark neler?

Tanısal nükleer tıp uygulamalarıyla tedavi arasındaki en önemli fark; kullanılan radyoaktif maddelerin enerjilerinin farklı olması. Tanısal uygulamalarda daha çok düşük enerjili ve çeşitlilikte radyoaktif maddeler kullanılıyor. Tedavi uygulamalarında hastayı bir süre yatarak takip etmek gerekiyor. Çünkü hastanın üzerindeki radyasyon dozunun uluslararası standartlarca uygun olan düzeye düşmesini bekleniyor. Teşhis uygulamalarında ise genelde böyle bir sorun ile karşılaşılmıyor, ayaktan hasta aynı gün hasta teşhis uygulaması yapıyor ve sonucunu alıyor. Tanısal nükleer tıp uygulamaları iki cihaz halinde yapılıyor. Bunlar; gama kamera ve petsiti cihazı.

Gama Kamera ile organ sistemlerinin fonksiyonlarına yönelik işlemler yapılıyor.Kalp kasları, böbrek, bağırsak sistemlerindeki kanamalar tespit ediliyor.

Petsiti de ise daha çok onkolojik amaçlı hastalar için kullanılıyor. Burada hastalığın tanısı, tedaviye yanıtının değerlendirilmesi, nükslerinin tespiti amaçlı petsitiden yararlanılıyor. Ayrıca petsitide beyin görüntülemeleri yapmak mümkün. Beyin görüntülemelerinde bunama teşhisi olan hastaların, alzheimer hastalığı olup olmamasının ayrımında, kalp görüntülemeler de ise petsitide baypass öncesı cerrahiye gerek olup olmadığı, kalp dokusununcanlı olup olmadığını tespit edilebiliyor.

Nükleer Tıpta, radyoaktif madde vücut içine verildiği zaman izlenebilir, saptanabilir, takip edilebilir ve böylece vücut içinde nerede, ne zaman, ne miktar bulunabileceği anlaşılabilir bir özelliği olduğundan ötürü kullanılıyor.

Nükleer tıpta kullanılan dozlarının bir zararı var mı?

Nükleer tıpta kullanılan dozların ispatlanmış zararlı etkileri yoktur. Uluslararası standartlara, klavuzlara uygun olarak dozlar veriliyor. Hastanın  kilosuna, boyuna, yaşına göre gereken doz hesaplanıyor. Ancak radyasyonun bilinen zararlı etkileri olduğundan dolayı bu sınırlamalara uyarak kullanılması oldukça önemli. Fayda, zarar ilişkisini göz önünde bulundurmak ve güvenilir ellerde bu işlemlerin yapılması gerekiyor. Örnek olarak çok zorunlu olmadıkça bir hamileye bu işlemler yapılıyor.

Yurtdışından gelen hastaların Türkiye’yi tercih etmesinde dünya standartlarında bir sağlık hizmeti alması etkili. Ayrıca bu hizmet Avrupa ve Amerika’ya göre çok daha ucuza alınıyor.

İster teşhis , ister tedavi için gelin, Visit to be Treated aracılığı ile son teknolojiler  ve uzman bir kadro ile sağlık hizmeti alacaksınız. Bize formu doldurarak ulaşabilirsiniz. Uzmanlarımız her türlü ayrıntıyı sizin için ayarlasın ve uygun bütçeler sunsun.