Nükleer tıp ile günümüzde birçok hastalığın tanı ve tedavisi yapılıyor. Bu hastalıkları birlikte inceleyelim.Radyoaktivite yüzyılı aşkın bir süredir insanlığın yararı için kullanılmaktadır.

Nükleer tıp nedir ve nükleer tıp ile tedavisi olan hastalıklar nelerdir?

Nükleer tıp, radyoaktif maddelerin vücuda verilerek organ veya sistemlerin fonksiyonlarının görüntülendiği ve bazı hastalıkların tedavi edildiği bir bilim dalıdır.

Radyoaktif maddeleri vücuda damar yoluyla, ağız yoluyla ya da solunum yoluyla verebiliyoruz, daha sonra radyoaktif maddeler vücutta olması gereken dokulara veya ilgilendiğimiz kitleye veya varsa bir lezyon alanında birikiyor ve bunların daha sonra belli süreler sonunda görüntülemesini yapıyoruz.

Tiroit, ağrılı kanser tedavisi, karaciğerde bulunan kitle tedavisi

Ayrıca nükleer tıpta yine benzer mekanizmayla bazı hastalıkların tedavisini, tiroit hastalıkları başta olmak üzere kanserlerin ağrılı tedavisini varsa karaciğerde bulunan kitlelerin tedavisi amaçlı kullanabiliyoruz. Nükleer tıp yöntemleri genelde ağrısız, yan etki düzeyi çok düşük ve düşük doz radyasyon uygulanan yöntemlerdir.

Nükleer tıpta ki tedavi uygulamalarımızda ise kısmen yüksek doz radyasyon kullanıyoruz. Bu nedenle hastanın yatırılarak takip edilmesi gerekmektedir. Böyle durumlarda da hastada belli saatlerde ölçümler alarak kontrol ediyoruz. Eğer radyasyon miktarı belli düzeylerin altına inmişse daha sonra taburcu ediyoruz. Hasta belli kurallara uymak kaydıyla günlük hayatına devam edebiliyor. Sadece hamilelerden, bebeklerden, küçük çocuklardan özellikle bir süre uzak durması yakın temasta bulunmaması gerekiyor,

Nükleer tıpta kullanılan radyoaktif ilaçların yan etkisi ve alerjik etkileri var mıdır?

Nükleer tıpta kullanılan radyoaktif ilaçların yan etkisi ve alerjik etkileri yoktur. O yüzden de  bu maddeler her yaştaki hastada ve çocuklarda, yaşa ve kiloya göre değişen dozlarda güvenle kullanılabilmektedir.

Nükleer tıbbın kanser hastalıklarında ve tedavilerinde rolü nedir?

Özellikle son yıllarda pet ct cihazlarının gelişmesi yaygınlaşmasıyla birlikte bu tetkik uluslararası tanı kılavuzlarına girdi. Özellikle akciğer kanserlerinde evreleme amaçlı, meme kanserlerinde, bağırsak sistemi kanserlerinde, pankreasta bu hastalıkların teşhisinde tedaviye yanıt değerlendirmesinde ve nükslerin tespitinde özellikle pet ct cihazları yaygınlıkla kullanılmaktadır. Ayrıca yeni gelişen radyoaktif maddeler sayesinde özellikle son yıllarda pcm adını verdiğimiz prostat görüntülemeleri ve nöro endokrin tümörlerde kullanılan peptik görüntülemeler galyum 68 dota twit dediğimiz sıklıkla kullanılmaktadır.

Tiroit kanserinin ve hiper tiroidin tedavisinde Iyot 131

Kanser hastalarının tedavisinde nükleer tıp uygulamaları ise uzun yıllardır zaten tiroid kanserinin ve hiper tiroidin tedavisinde iyot  131 kullanılmaktadır. Bununla birlikte yeni gelişen lutesyum işaretli peptitlerle nöro endokrin tümörlerin tedavisi ve prostat kanserlerinin tedavisinde de önemli yol kat etmiş durumda nükleer tıp birimleri.

Tıp merkezlerimiz, nükleer tıp bölümünde; kalp, böbrek, akciğer, tiroit, karaciğer ve beyin gibi organların çalışma durumunu, anatomisini, fizyolojisini ve patolojisini göstermek için birbirinden farklı görüntüleme ilaçları ve farklı özelliklerde kameralar kullanılmaktadır. Bu teknolojiler en gelişmiş ülkelerde Amerika ve Avrupa ülkelerinde kullanılan sistemlerdir.

Nükleer tıbbın kalp hastalıklarındaki rolü nedir?

Kalp hastalıklarında nükleer tıbbın önemli bir yeri vardır. Özellikle kalp hastalıkların teşhisinde anjiyo öncesi nükleer tıp tetkiklerinden yararlanmakta ve miyokard perfüzyon sintigrafisi dediğimiz işlemde kalp kasının yeterli düzeyde kan alıp kan almadığını görüyoruz. Böylece hastayı anjiyo yapmaya gerek var mı yok mu buna karar verilebiliyor. Eğer miyokard perfüzyon sintigrafisi normal ise hastanın anjiyo olmasına gerek kalmayabiliyor. Anjiyo girişimsel bir işlem olduğu için biz burada daha basit bir yöntemle anjiyoyu ekarte edebiliyoruz. Ama bizde eğer şüpheli bir durum veya pozitif bulgu çıkarsa o zaman hasta anjiyo oluyor. Gerekirse stent takılıyor baypas yapılabiliyor.

Peki bypass hastalarında neler yapılabiliyor?

Ayrıca bypass hastalarında bu hastaların takibinde sürekli anjiyo yapmaktansa miyokard perfüzyon sintigrafisi ile stentlerin tekrar tıkanması bypass damarlarının tıkanması gibi konularda bilgi sağlayabiliyoruz. Ayrıca kalp çekimleri vasıtasıyla kalp krizleri sonrası o dokunun canlı olup olmadığını, müdahaleye gerek kalıp kalmayacağı konusunda da kalp canlılığı çalışmaları vasıtasıyla yardımcı oluyoruz.

Sadece tıp merkezlerimiz  son teknolojileri kullandığı için değil, bir her türlü sağlık hizmetini bünyesinde barındırdığı için fark yaratıyor teşhis ve tedavilerde.

Radyoaktif iyot tedavisi nedir?

Radyoaktif iyot tedavisi uzun yıllardır nükleer tıp alanında kullanılan bir uygulama.  Bu uygulama ikiye ayrılıyor. Biri tiroit kanserlerinde kullanılan bir yöntem diğeri ise sıcak nodül  tedavilerin de  kullanılıyor. Verilen dozlara göre bazen hasta hastanede bir iki gün kalırken, bazen de ayakta tedavi olabiliyor..

Tiroit tedavisinde atom tedavisi  nasıl kullanılır?

Tiroit kanseri olmuş bir hastayı önce biz nükleer tıp bölümünde bir değerlendiriyoruz. Verilen pataloji raporunu inceliyoruz. Buna göre öncelikle iyot 131 dediğimiz atom tedavisinin gerekli olup olmadığına karar veriyoruz.  Çünkü her tiroit kanseri durumunda atom tedavisi gerekmeyebilir. Eğer hasta iyot 131 tedavisi yani atom tedavisi alması gerekiyor ise belli bir müddet kullandığı ilaçları kesmesi gerekiyor. Onları biz burada izah ediyoruz hastaya. Daha sonra hasta bölüme geldiği zaman ağız yoluyla hastaya bir tablet içiriyoruz. Herhangi bir yan etkisi olan bir işlem değil. Daha sonra bu tabletteki radyoaktif iyot varsa hasta boynundaki kalıntı dokulara yerleşiyor. Ve onların tahribini sağlıyor. Eğer hastanın daha sonraki dönemde bir nüksü var ise bunlarda da yine daha yüksek doz radyoaktif iyot ile tedavi edilebiliyor. Hastalarımızı 2 veya 3 gün kullandığımız doza ve miktarına göre hastanemizde misafir ediyoruz. Radyasyon dozları düştüğü zaman belli uyması gereken önlemler izah edilerek hastayı taburcu ediyoruz. Daha sonra kan tetkikleriyle veya gerekirse iyot tarama dediğimiz bizim gama kamerada yaptığımız tüm vücut tarama işlemleriyle hasta takip ediliyor. Bu süre zarfında şüpheli bir durum olduğu zaman bu işlem tekrar edilebiliyor.

Hastanın tedavisinde tiroit hastalığında özellikle kemoterapinin etkisi düşük olduğu için iyot tedavisi yani radyoaktif iyot tedavisi çok önemli bir yere sahip. Bu nedenle genelde nükleer tıp uzmanlarınca bu hastalığın tedavisi yapılmaktadır.

Kemik metastazı tedavisi nasıl oluyor?

Kemik metastazı bir organdaki tümörün kemiğe sıçraması anlamına gelmektedir. Bu metastazlar yaygın olduğu zaman şiddetli ağrılara hatta kemik kırıklarına neden olabiliyor. Radyoterapi uygulamalarının yetmediği zamanlarda nükleer tıp devreye giriyor.

Özellikle prostat kanseri gibi yaygın kemik metestaz yapabilen hastalıklarda lezyon çok fazla olduğu için ve çok ağrılı lezyonlar olduğu için bölgesel ışınlamalar bir yere kadar etki ediyor. Böyle durumlarda bizim sistematik olarak kullandığımız samaryum tedavisi var. Samaryum aynı kemik sintigrafisinde olduğu gibi çok çalışan kemik dokuların olduğu yani osiyblastik aktifite dediğimiz kemik yapımının arttığı dokularda, damar yoluna verildikten sonra tutunmaya başlıyor. Ve içeriden orayı radyoaktif olarak ışınlıyor. Böylece çok daha geniş bir doku alanını çevre dokulara zarar vermeden ışınlamayı sağlıyor. Bu da oradaki bölgesel iltihabi reaksiyonu azalttığı için hastanın ağrısının azalmasına neden oluyor. Böylece geniş kemik metastazlarını, yaygın kemik metastazlarını daha kolaylıkla ve daha hastaya az yan etkiyle tedavi etmiş oluyoruz. Hastanın tedavisinde, kemik ağrısı özellikle prostat kanserinde, bazı durumlarda akciğer meme kanserlerinde fayda sağlamış oluyor.

Yurt dışından gelen hastalara nükleer tıp tedavisinde nasıl yardımcı oluyorsunuz?

Yurt dışından gelen hastalarımız her türlü nükleer tıp hizmetinden faydalanabiliyor. Bizim bölümümüzde teşhis ve tedavi amaçlı yaptığımız işlemler mevcut. Bunlar gamma kamera ile yapılan sintiagrafi işlemleri ve pet ct cihazımızla yapılan, daha çok kanser tanı, teşhis ve tedaviye yanıtın değerlendirilmesine yönelik onkolojik görüntülemelerdir. Ayrıca radyonüklit tedavi odamız da mevcut. Burada da başlıca trioid kanseri olmak üzere nöro endokrin tümörler, prostat kanseri tedavisi ve girişimsel radyoloji ile birlikte uyguladığımız karaciğer kitlelerine radyo embolizasyon yöntemlerini uygulayabiliyoruz.

Yurt dışından gelecek hastalara eğer var ise hasta hazırlığı gelmeden onları bildiriyoruz ve hasta gerekirse ilacını kesmiş olarak geliyor. Veya kullanması gereken bir ilaç varsa onu kullanarak geliyor.  Böylece vakit kaybını önlemiş oluyoruz. Hasta buraya gelmeden önce randevusu planlanmış oluyor. İşlemini yaptırıyor. Eğer yatması gerekirse yatıyor ve aynı gün sonucunu alarak gidebiliyor. Hasta istediği takdirde İngilizce veya diğer dillerde de buradaki işlemin sonuçları ve raporları kendisine teslim ediliyor.

Eğer siz veya bir yakınız nükleer tıp tedavisine ihtiyaç duyulan bir hastalığa sahipse

Eğer siz veya bir yakınız nükleer tıp tedavisine ihtiyaç duyulan bir hastalığa sahipse size en doğru merkezi bulmamız için www.visittobetreated.com adresinden bize ulaşın. Uzmanlarımız uygun bütçe ve tedavi planlaması ile size dönüş yapacaktır. Visit to be treated aracılığıyla tedaviniz veya istediğiniz hizmet için Türkiye’nin en iyi hastanelerinden tedavi planı ve tedavi fiyat teklifi alabilirsiniz. Bunun için sadece ”Formu doldurmanız yeterli.