Bilim insanları  hep daha iyiyi, daha doğruyu ve daha konforlu olanı araştırıyor ve o yolda ilerliyorlar. Cerrahi de minimal invaziv yaklaşımlar ise bir devrim olarak kabul ediliyor. Bu konuda sağlık merkezimizde cerrahi bölüm başkanımızla yaptığımız bilgi teaitisine bakalım.

Teknolojinin gelişmesi, deneyimin artması, insanlarda  estetik kaygılar ve yaşam kalitesi farkındalığının daha ön plana çıkması ile ameliyat tekniklerinde de değişiklikler olmakta. Minimal invaziv cerrahi yöntemleri de bu kaygılardan ortaya çıkan bir ameliyat tekniğidir.

Geleneksel cerrahide hastalar

Geleneksel cerrahide hastalar ameliyat bölgeleri karınsa mesela karın açılarak göğüs ise göğüs açılarak yapılan ameliyatlar şeklinde tedavi edilmekteydi. Geleneksel cerrahi bu idi. Fakat son 15-20 yıldır özellikle çok küçük kesilerden özel imal edilmiş portlar borular sokularak ve televizyon ekranına o bölge yansıtılıp bu boruların içerisinden sokulan özel aletlerle ameliyatların yapıldığı bir teknoloji gelişti. Bu ameliyatlara minimal invaziv cerrahi adı veriliyor. Bu sadece dışarıdan kesi yapılarak olması şart değil yani küçük kesilerle olması da şart değil. Ağızdan veya makattan sokulan endoskopların içerisindeki bazı kanallar da kullanarak yine bazı cerrahi işlemler gerçekleştirilebiliyor. Bunlara da minimal invaziv cerrahi adı veriliyor.

Hangi durumlarda minimal invaziv kullanılıyor?

Tabi organa göre değişmek şartıyla, ortopediden tutun beyin cerrahisine kadar kulak-burun-boğazdan tutun, kadın doğum ve ürolojiye kadar bütün alanlarda minimal invaziv cerrahi uygulanabilen bölümler ve hastalıklar var olduğu gibi bazı hastalıklar var ki bunlarda minimal invaziv cerrahi uygulanamıyor veya bazı alanlarda uygulanamayabiliyor.

Sağlık merkezlerimiz, cerrahi bölümü ve bu bölümde yaptığı ameliyatlar ile dünya standartlarında başarılar yakalıyor, hatta kullandığı yeni teknolojilerle bu başarı oranları dünya standartlarının da üstüne çıkıyor.

Genel cerrahinin ameliyatlarının büyük bir bölümü karın içerisinde olduğu için nerede ise karın içi organlarının tamamına minimal invaziv cerrahi uygulama şansımız vardır. Bu ağırlıklı olarak biraz önce vurguladığım gibi karın içerisindeki organların neredeyse bütün hastalıklarına uygulamak mümkün. Yani karın içi organlarda derken hızlı bir şekilde sayarsak mide, oniki parmak bağırsağı, ince ve kalın bağırsaklar ve dalak karaciğer pankreas dahil bütün bu organlara laparaskopik karın içerisine yapıldığı zaman minimal invaziv cerrahiye laparaskopik cerrahide denilebiliyor,uygulamak mümkün.

Batılılar kiho cerrahi diyede bir tanım koydular

Hatta batılılar anahtar deliği cerrahisi kiho cerrahi diyede bir tanım koydular. Çünkü açılan delikler yarım santim ve en fazla bir santim çapında 4-5 tane delik açıyorsunuz ve karında hastalığın cinsine ve yapacağınız ameliyatın şekline göre bazen bir tane açabiliyorsunuz. Sadece göbeğinden bir delik açıp oradan özel bir aleti sokmak suretiyle şahsın safra kesesini almak apandistini almak yada işte karaciğerindeki bir kisti tedavi etmek vs bütün bunları yapabiliyorsunuz.

Sağlık merkezlerimiz yurt dışından hastaların da tercih ettiği merkezler. Teknolojik altyapısı dünya standartlarında. Hekimler hem çok tecrübeli hem  profesör ya da doçent düzeyinde.  Minimal İnvaziv ile yapılan ameliyatlar da hem büyük başarı oranına sahipler hem de bu ameliyatlar hastalara büyük konfor sağlıyor.

Minimal İnvaziv cerrahi

Minimal İnvaziv cerrahi 20. yüzyılın bitiminde 21. yüzyılla birlikte cerrahide özellikle yaşanan ciddi bir devrim diyebiliriz. Tabi bunun hastalar açısından da büyük yararı var.

Karını baştan başa açmanız gerekmediği için karnın içerisine cerrahın elini sokması gerekmediği için yapılan kesilerin çok küçük olması nedeniyle ameliyat sonrası çok rahat seyrediyor. Geleneksel ameliyatlara göre çok daha az kan ihtiyacı ortaya çıkıyor ve hastanın hastanede yatış süresi çok kısalıyor.Yani geleneksel bir karın cerrahı karın ameliyatında diyelim ki siz mide ameliyatı yaptınız karın kaslarının ve yaptığınız kesinin iyileşmesi yaklaşık 7 ile 10 gün sürebiliyor. Halbuki mesela safra kesesi için  minimal invaziv cerrahi ile yaptığınızda ertesi gün hastayı taburcu ediyorsunuz.

Minimal invaziv tedavinin avantajı maliyetlerin düşük olması

Minimal invaziv tedavinin hastaya bir önemli avantajı da maliyetlerin düşük olması. Bu maliyet düşüklüğüne iyileşmenin kısalığını da eklersek hastaya büyük konfor sağlıyor.

Endoskopik cerrahi de minimal invaziv cerrahinin bir dalı

Endoskopik cerrahi de minimal invaziv cerrahinin bir dalı. Ama burada minimal invaziv cerrahide biz vücudun belli yerlerini yani nereyi ameliyat edeceksek oralarını keserek bir santimlik veya yarım santimlik kesilerle borular sokuyoruz. Endoskopik cerrahide ise kesmeye gerek yok. Çünkü endeskop ağızdan veya anüsten makattan sokularak organa gidiyor.

Anüsten kalın bağırsağa mesela endeskopla kalın bağırsağın her bölgesine ulaşmak mümkün. Ağızdan da yemek borusu, mide, on iki parmak bağırsağı buralara ulaşmak mümkün. Buralardaki hastalıkların bazıları endeskoptan içeriye sokulacak olan özel bazı aletlerle tedavi edilebilir.

Çok erken dönemde teşhis edilmiş bir kanseri mesela mide kanserini veya yemek borusu kanserini ama çok erken olmak koşuluyla sadece iç duvarda sınırlıysa endeskopla bile tedavi etmek mümkündür. İşte buna endeskopik cerrahi veya endeskopik minimal invaziv cerrahi adı verilmektedir.

Sağlık merkezlerimiz, özel bir cerrahi ekibine sahip

Sağlık merkezlerimiz, özel bir cerrahi ekibine sahip. Bu özel ekibin yanı sıra, kullandığı teknolojiler, yurt dışından gelecek olan hastalara sağladığı ulaşım, konaklama gibi organizasyonlarla Avrupa, Orta doğu ve Asya’dan bir çok hastayı tedavi ediyoruz.

Sağlık merkezlerimiz de çok iyi bir cerrahi ekip kurduk. Bu ekiple genel cerrahide ameliyat edilebilen veya yapılan tüm ameliyatların üst düzeyde ve dünya standartları ve hatta çoğu yerde dünya standartlarının da üzerinde ameliyat edilebileceği bir ortam oluşturduk. Tabii en güzel taraflarından biri de hastaların karnı kesilmediği için ve büyük kesiler yapılmadığı için herhangi bir kas veya organ en azından ameliyat edilen organ dışında zarar görmemiş oluyor. Böyle olunca da hastanın yürümesinde dolaşmasında herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Yurt dışından gelmiş olması veya içeride yurt içinden gelmiş olması çokta mühim değil. Çünkü ertesi gün taburcu edebildiğimiz bir hasta söz konusu oluyor.

Sağlık merkezlerimiz ulaşım konusunda en uygun noktalarda olup kısa süren operasyonların ardından yurt dışından gelen hastalar birkaç gün süren iyileşme süreçlerinden sonra ülkelerine dönmeden Türkiye’yi gezip kısa bir tatil de yapabiliyor.

Özellikle Türkiye ve İstanbul’un, Ortadoğu’nun merkezi, Balkanlar ve Kafkasların merkez bölgesi, Orta Asya dan hastalarımız var. Kafkasya’dan ve Balkanlardan hastalarımız var ve Balkanlardan gelen hastaların çoğuda özellikle eski Osmanlı Coğrafyasında Osmanlıyla birlikte yaşamış grupların üyeleri. Türkiye onlar için çok yönlü avantajlar sunan bir ülke olmakla birlikte ortak kültür değerlerine sahip bir dil paydaşı olduğu için bir ölçüde çok fazla sıkıntı çekmeyecek şekilde organize edilebiliyor. Ve buralardan gelen hastalarımız gerek yaşama, gerek yeme içme adetleri ve uygulamaları açısından sıkıntı çekmedikleri bir ortamla karşılaşıyorlar. Ülkemizin bu özellikleri yurt içi ve yurt dışından birçok hasta için cazibe merkezi olmasını kolay kılıyor.

Eğer siz veya bir yakınınız

Eğer siz veya bir yakınınız minimal invaziv yöntemi ile hastalıklarınızdan kurtulmak ve tedavi olmak isterseniz sizlere en doğru merkezi bulmamız için www.visittobetreated.com adresinden bize ulaşın. Uzmanlarımız uygun bütçe ve tedavi planlaması ile size dönüş yapacaktır. Visit to be treated aracılığıyla tedaviniz veya istediğiniz hizmet için Türkiye’nin en iyi hastanelerinden tedavi planı ve tedavi fiyat teklifi alabilirsiniz. Bunun için sadece ”Formu doldurmanız yeterli.”