Hamilelik anne ve bebek için hem zorlu ama bir o kadar da zevkli bir süreç oluyor. Bebeğin bedensel gelişiminin takip edilmesi, annenin sağlıklı bir dönem geçirmesi ve doğumu kolaylaştıran etkenlerden arasında yer alıyor.

Anne olmaya karar veren bir kadının nasıl bir yol izlemesi gerekiyor?

Öncelikle kadının genel olarak dahili sağlığının nasıl olduğu gözlemleniyor. Bu değerlendirmenin uzman doktorlarca yapılması gerekiyor. Herhangi bir problem varsa buna önceden, gebelikten önce mutlaka müdahale ediliyor.  Örneğin; herhangi bir hastalık tespit edilirse hamile kalmadan önce tedavi edilmesi gebelik sürecinde sorunlar yaşanmasının önüne geçiyor. Özellikle diş problemleri gebelik esnasında ciddi problemlere neden olabiliyor.

Anne adayının beslenme alışkanlıklarının düzgün olması direkt bebek sağlığına da yansıyor. Uzmanlar, mesela anne adayında fazla kilo varsa hamile kalınmadan sağlıklı kiloya düşülmesini öneriyor. İdeal kiloda olmak hem gebe kalmayı kolaylaştırıyor hem de gebeliğin daha kolay geçmesine yardımcı oluyor. Sigara kullanılıyorsa mutlaka bırakılması gerekiyor ve doktorlar, en azından yaklaşık 3 ay sonra gebe kalınmasını daha sağlıklı buluyor.

Görüldüğü gibi hamilelik önemli ve zorlu bir süreç ama aslında öncesi de bir o kadar önem taşıyor. Bebek ve anne sağlığı her şeyden önce geliyor. Hamilelikten önce hastalıkların tedavi edilmesi, beslenmenin düzene sokulması, en önemlisi de sigara gibi kötü alışkanlıklar varsa bırakılması gerekiyor.

Kişinin her zaman sağlıklı beslenmesi gerekiyor olsa da anne olmaya karar veren bir kişi başka bir canın sorumluluğunu da aldığı için burada beslenme iki kat önem taşıyor. Hem hamilelik öncesi, hem hamilelikte düzenli ve sağlıklı beslenmeye çok özen gösterilmesi gerekiyor.

Hamile bir kadın hangi ilaçlara dikkat etmeli? Hangilerini kullanmalı?

Gebelikte hiçbir ilacın doktor kontrolü olmadan kullanılmasını istenmiyor. İlaç vitamin bile olsa mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gerekiyor. Çünkü vitaminin bile yüksek dozu bebek için zararlı olabiliyor. Hamilelikte doktora danışmadan hiçbir ilacın alınmaması gerektiği konusunda uzmanlar anne adaylarını uyarıyor.

Örneğin A vitaminin yüksek dozu bebek için hakikatten zararlı olabiliyor. Özellikle ilk üç ay bebeğin gelişimi çok dikkatli takip ediliyor. Bebeğin bütün organ taslakları yapılıyor ve dolayısıyla orada çok küçücük bir kimyasal bile bebek üzerinde çok büyük sonuçlar oluşturabiliyor.

İlk üç ay geçtikten sonra hamilede eğer bir hastalık olursa tabii ki o hastalığa yönelik özel ilaçlardan faydalanılabiliyor.

Hamile olduğunuz andan itibaren iki kişilik düşünmeniz gerekiyor. Artık sadece kendi sağlığınız değil bebeğin sağlığı da çok önemli oluyor.

Hamilelik boyunca kaç kez doktora gitmek gerekir?

Gebelikten şüphelenildiğinde doktora başvuruluyor. Gebelik bir uzman gözlemi ve testlerle kesinleştiği andan itibaren anne ve doktor iletişimi başlıyor. Hemen ardındaki süreçte bebeğin kalp atışını görene kadar haftada bir mutlaka doktor ziyareti yapılması gerekiyor.

Anne olmak yaşamda önemli bir dönüm noktası oluyor ve bu yüzden anne olmayı beklemek de zorlu bir süreç olabiliyor. Bu süreç boyunca her anne adayının yaşadığı bazı endişeler oluşuyor. Düzenli doktora gitmek bu endişelerin azalmasında faydalı oluyor.

Bebeğin kalp atışını gördükten sonra doktor kontrolleri biraz daha seyrekleşiyor. Ortalama 2-3 haftada bir doktor ziyareti yapılması yeterli oluyor. On bir, on dört ve yirmi ikinci haftada ultrason gözlemi yapılıyor. Otuz ikinci haftaya kadar ayda bir gebe muayenesi yapılıyor. 32. haftadan sonra doktor kontrolleri tekrar sıklaşıyor ve yaklaşık 2 haftalık aralıklarla gerçekleşiyor. 36 haftadan sonraysa haftada bir doktor kontrolü öneriliyor. 40 haftadan sonra hala doğum gerçekleşmediyse 2-3 günde bir anne ve doktorun bir araya gelmesi gerekebiliyor. Rutin hamileliklerde genelde doktora gitme sıklığı bu programda ilerliyor. Elbette hamile kişinin hastalıkları varsa durum değişiyor. Mesela; gebenin tansiyonu yüksekse, şekerinde bir problem varsa ya da başka bir sistemik rahatsızlığı varsa bu tip durumlarda doktorun gebeyi daha sık aralarla görmesi gerekiyor.

4 boyutlu ultrasonun avantajları nelerdir?

Ultrason kadın doğum bölümlerinin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Ultrason ile bebeğin bütün içerideki gelişimi detaylı olarak takip edilebiliyor, ölçüleri kolaylıkla alınıyor, soluk alıp verişi ve suyunun durumu gözleniyor. Dört boyutlu ultrason ile bebeğin bütün dış görünüşü, şekli çok net biçimde görülebiliyor. Anneye mi babaya mı benzediği bile anlaşılabiliyor. Anne bebeğini bu kadar net gördüğünde çocuğuyla arasındaki bağ daha çok güçleniyor ve doğum sonrası sürece adaptasyon kolaylaşıyor.

Bebeğin her hareketi kolayca anlaşılabiliyor. Bebekte herhangi bir anomali olduğunda da 4 boyutlu ultrasonun detaylı görüntüleri sayesinde hemen gözlenebiliyor. Böylece sorunlara erken müdahale imkanı artmış oluyor.

Hamile bir kadın hangi rahatsızlıklarda doktora başvurmalıdır?

Normal rutin muayenelerinin dışında eğer gebede kanaması olursa, suyu gelirse, sancısı başlarsa ya da bebeğin hareketlerinde bir azalma bir tuhaflık hissederse, tansiyonda düşme ya da çıkma, baş dönmesi, göz kararması gibi durumlarda mutlaka doktoruna başvurulması gerekiyor.

Hamilelikte beslenme nasıl olmalı?

Doktorlar hamileler için; kilo çok fazla almadan, karbonhidratı çok fazla tüketmeden, daha çok protein ağırlıklı, sebze ağırlıklı beslenmeyi uygun buluyor. Kalsiyumdan zengin süt, yoğurt, peynir tüketmek gerekiyor.

Gebelikte kansızlık olmaması ve protein ihtiyacının karşılanması açısından kırmızı et tüketimi ciddi anlamda destekleyici oluyor. Omega 3 ihtiyacına yönelik de balık tüketimi olmazsa olmazlar arasında gösteriliyor. Örneğin ada çayı gibi bazı bitki çaylarının gebelikte tüketilmemesi öneriliyor. Normal çay, yeşil çay ve ıhlamur tavsiye edilen içecekler arasında yer alıyor. Kahve de çok abartılmadığı takdirde hamilelik süresince herhangi bir zarara neden olmuyor.

Doğumda anestezi kullanılabilir mi ve anestezi çeşitleri nelerdir?

Hem normal doğumda hem de sezaryende uygulanan farklı anestezi yöntemleri bulunuyor. Normal doğumda kalçadan veya damardan yapılabilen ağrı kesiciler tercih edilebiliyor. Ayrıca bölgesel anestezi, spinal anestezi ya da epidural anestezi ile de hastaların rahim ağzının açılması için geçen süreyi ağrısız geçirmeleri sağlanabiliyor.

Kadınlar normal doğumda en çok çekecekleri sancılardan korkuyor. Hatta pek çok kadın bu sancıları çekmemek için sezaryen ile doğumu tercih ediyor. Aslında artık günümüz anestezi yöntemleri sayesinde doğumda sancılar minimum düzeye çekilebiliyor. Sezaryen sırasında doktor ve hastanın ortak tercihlerine göre genel anestezi ya da bölgesel anestezi kullanılabiliyor.

 

Hamilelik öncesi süreç en az hamilelik süreci kadar önem taşıyor. Sağlıklı bir bebek için; bu iki sürecin birbirini desteklemesi ve en doğru şekilde doğumun gerçekleşmesi gerekiyor. Visit to be Treated aracılığıyla tedaviniz veya istediğiniz hizmet için Türkiye’nin en iyi hastanelerinden tedavi planı ve tedavi fiyat teklifi alabilirsiniz. Formu doldurmanız yeterli.