Önce denge kaybı yaşamaya başladı… Daha sonra ise felç oldu… Zülal Kaya, azmi ve yürüme isteği ile aylar sonra ilk kez adım atmayı başardı. Bugünlerde, uzun bir süre sonra adım atmanın sevincini ve gururunu yaşıyor.

Zülal Hanım’ın başarısının sırrı, inanmakta yatıyor. Doğru tedavi merkezini ve motivasyon kaynağını bulduktan sonra kendine inanmaya başlamış Zülal Hanım. Şimdiki hedefi ise yürümek, torunlarına kavuşmak ve kimseye bağlı olmadan yaşayabilmek.

Bir anne, bir anneanne ve bir eş olarak yaşamı hastalığı ile altüst oldu. Tedaviden sonra ise, 3 aydır ilk defa yürümeye başlamanın mutluğunu duydu.  Zülal Hanım’ın hastanede boyun fıtığının omuriliğini zedelediği söylenir ve ameliyata alınır. Ameliyatın ardından fizik tedavi için araştırmaya başlar aile. Araştırmaları sonunda ise Visit to be Treated aracılığıyla doğru tedavi merkezini bulurlar. Ameliyattan yaklaşık olarak 10 gün sonra Visit to be Treated aracılığıyla buldukları merkeze giden Zülal Kahya, fizik tedavi almaya başladı. Fizik tedavisi oldukça başarılı geçti, çocuklarına ve torunlarına kavuşmasının da sevincini yaşıyor.

Zülal Hanım 52 yaşında. Şeker ve böbrek hastası aynı zamanda. Yaşı genç ama hastalıkları oldukça fazla. Bu hastalıklar yüzünden tedaviye aşamalı olarak başlanır. İlerlemeler adım adım gerçekleşir.

Zülal Hanım’ın en büyük hedefi yürüyerek tedavi merkezinden ayrılmak. Çocuklarına, torunlarına kavuşmak. Torunlarıyla pastalar yapmak.

Tedaviye başladıktan sonra hayatında ne gibi değişiklikler oldu?

Tedaviye başlamadan önce 5 kişinin desteğiyle zor ayağa kalktığını belirten Zülal Hanım, kendi yemeğini bile yemekte zorlanıyormuş. Gördüğü tedavilerden sonra yemeğini kendi kendine yemeğe başlayan ve hızlı bir ilerleme gösteren Zülal Hanım oldukça mutlu. Tedaviye başlayalı iki ay olmasına rağmen, hızlı bir yol kat etmiş.

Zülal kahya haftanın 5 günü tedavi görüyor. Yoğun bir programı var. Ancak 2 ayda çok büyük mesafe kat etti. Bu hızla giderse hayallerine kavuşacak.

Zülal Hanım’ın psikolojik durumu nedir?

Zülal Hanım, tedaviye kompleks bir hasta olarak başlamış. Bu hastalığı dışında, iki farklı hastalığı daha vardı. Böbrek yetmezliği yüzünden diyalize giriyordu ve şeker hastalığı ile uğraşıyordu. Diyalizde, vücudundaki kan 2 saat boyunca çekiliyor ve temizlendikten sonra yeniden vücuduna veriliyordu. Bu yüzden oldukça yorgun ve umutsuzdu Zülal Hanım. Bu sorunların üzerine felç hastalığı da çıkınca, Zülal Hanım moral açısından oldukça düşmüş. Elleri ve bacakları tutmuyor, tuvalet ihtiyacını kendi karşılayamıyordu.  İdrara sonda yardımıyla çıkıyordu. Havuz tedavisi ile beraber Zülal Hanım tüm bu olumsuzlukları kısa süre içinde yenmeye başladı bile.

Zülal Hanım’ın el ve beyin arasındaki bağlantının artması için reaksiyon tedavisi uygulanıyor. Bu tedavi sonrası ellerini rahatça kullanmaya başladı.

Zülal Hanım’a yapılan tedavi neydi?

Hastaların bu gibi ciddi psikolojik hasarlar görebileceği hastalıklarda, mental sağlıklarını koruması çok önemli. Hem sağlık açısından, hem de ruhsal açıdan rahatlayabilecekleri etkinler yapmaları bu aşamada oldukça önemli bir ol oynuyor. Yalnızca hastane ve tedavilerle değil, psikolojik olarak da güçlenerek tedavide etkin bir ol oynamaya başlıyor. Hastaneden çıkarak, kaslarını da aynı zamanda çalıştırarak hem uğraş, hem de fizik tedavi sayılabilecek destekler ve etkinliklere katılıyor. Ebru sanatıyla uğraşıyor, kil çalışmaları yapıp kendilerini geliştirmelerine fırsat doğuyor. Bu sayede esas tedaviye de ciddi bir destek sağlanmış oluyor.

Önce denge kaybı yaşadı. Ardından felç oldu. Ama Zülal Hanım yılmadı ve doğru tedavi merkezini bulduktan sonra, Zülal Hanım bugünlerde ilk adımlarını atmanın sevincini yaşıyor. Bu başarıda Zülal Hanım’ın inancı çok etkili. O yürümek, torunlarına kavuşmak istiyor.

Zülal Kahya Visit to be Treated aracılığıyla tedavi merkezi bulduğunda, tetraplejiye sahipti. Boynundan aşağısı felç idi. Doğru tedavi merkezine başvurmadan önce bazı tetkikler yapılmış olsa da tam ve net bir teşhis koyulmamıştı Zülal Hanım’a. Teşhisin doğru bir şekilde koyulmasının ardından, Zülal Hanım’ın yaşına ve hastalıklarına uygun bir tedavi planı oluşturuldu. Bu tedavi planı, Zülal Hanım’ın diğer hastalıklarının tetiklenmemesi için adım adım ve yavaşça başlanarak arttırıldı. Bunun yanında doğru ekip ve doğru tedavi merkezi sayesinde de morali hep yüksek tutuldu. Doktorların ona inancı tamdı, çocuklarının ve torunlarının da… Ama en önemlisi elbette Zülal Hanım’ın kendine inanmasıydı. 52 yaşında olan Zülal Hanım aynı zamanda şeker ve böbrek hastası. Bu yüzden de tedavinin ilk aşamalarında hafif bir program uygulandı. Zaman geçtikçe tedavilerin dozunda artış yapıldı. Tedaviye oldukça iyi yanıt veren Zülal Hanım, ilk adımlarını attıktan sonra hayallerini biraz daha ileri seviyeye taşıdı ve tamamen iyileştikten sonra koşacağı günleri hayal ediyor.

Bu gibi ciddi tedavilerde ve hastalıklarda en önemli faktör, iyileşmek için doğru tedavi merkezini bulmak ve güvendiğiniz doktorlar tarafından tedavi edilmek. Hem muayenelerine sıkılmadan ve üzülmeden gidiyor Zülal Hanım, hem de tedavi için elinden geleni yapıyor. Kendine inanmasıyla doktorları bile kendine hayran bırakan Zülal Hanım’ın hayallerine kavuşmasına çok az kaldı gibi duruyor. Tek başına ve dimdik tedavi merkezinden çıkacağını söyleyen Zülal Hanım, torunları ile parklarda koşmak, pastalar yapmak ve kimseye bağımlı olmadan yaşamak için tedavisinde elinden gelen çabayı ve inancı gösteriyor. Visit to be Treated aracılığıyla tedaviniz veya istediğiniz hizmet için Türkiye’nin en iyi hastanelerinden tedavi planı ve tedavi fiyat teklifi alabilirsiniz. Formu doldurmanız yeterli.