Diyabet; insan hayatında ciddi sonuçlara yol açan bir hastalık.  Metobolik cerrahi, diyabeti hastaları için yeni bir umut. Ancak metobolik cerrahi sayılı hastanelerde ve sayılı cerrahlar tarafından yapılabiliyor.

Metobolik cerrahi şeker hastaları için adeta bir devrim.  Metabolik Cerrahi tip 2 diyabet hastaları için bir umut. Çünkü yapılan  ameliyatla şeker hastalığından kurtulmak mümkün hale geliyor. Ancak bu umudu gerçekleştirmek çok kolay değil. Zira  dünyada 8 ülkede ve 10 doktor tarafından yapılabiliyor. Bu ameliyatı gerçekleştiren doktorlardan biri de bir Türk.

Şeker hastalığı nedir ve tedavisi nasıldır?

Şeker hastalığı, insan sağlığını tehdit eden en ciddi hastalıklardan biri. Bu sebeple de mutlaka tedavi edilmesi ya da kontrol altına alınması gerekiyor. Bu gibi durumlarda da mutlaka doğru tedavi merkezlerine başvurulmalı. Doğru tedavi yöntemleri bu aşamada oldukça önemli.

Toplum arasında genel olarak “şeker hastalığı” olarak bilinen diyabet ya da Diabetes Mellitus, genel olarak kanda glukoz (şeker) seviyesinin normalin üzerine çıkmasıdır. Bu duruma bağlı olarak normalde şeker içermemesi gereken idrarda şeker ortaya çıkar. Farklı çeşitleri olan diyabet yani şeker hastalığı, Türkiye ve dünyada en sık rastlanan hastalıkların başında bulunuyor.  Her 11 yetişkinin birinde diyabet ortaya çıkıyor. 6 saniyede bir kişi de diyabet yani şeker hastalığı sebebiyle hayatını kaybediyor. Bu yüzden tedavinin doğru bir merkezde yapılması oldukça önemli.

Bu ameliyatı olmak için yurt dışından bir çok hasta, İstanbul’a geliyor,  Visit to be Treated aracılığı ile Metobilk Cerrahi Kliniğine başvuru yapıyor.

Bu ameliyatın obezite ameliyatları ile karıştırılmaması gerekiyor. Benzer yönleri olduğu gibi çok farklı yönleri de var.

Kimlere bu ameliyat uygulanabilir?

18 ile 65 yaş arası tip 2 diyabet hastaları bu ameliyat için aday. Ancak ameliyat yaşı gittikçe düşüyor. Çünkü çocuklarda şeker hastalığı oranında ciddi bir artış var. Metobolik Cerrahi Ameliyatı sadece tip 2 hastalarına uygulanabiliyor.

Diyabet başlıca 4 tipe ayırılıyor. Tip bir diyabet adı verilen, daha çok genç ve çocuklarda ortaya çıkan, 30 yaşından önce tanı koyulan hastalar bu gruba giriyor. Diğeri tip 2 diyabet olarak karşımıza çıkıyor. Bunun dışında bir de gebelerde ortaya çıkan gestasyonel gebelik diyabeti adı verilen bir şeker hastalığı var. Dördüncü ve sonuncu olarak spesifik yani pankreasın kendi hastalıkları tümörleri ameliyatları kullanılan ilaçlara bağlı diyabet çıkabiliyor. Yine bazı büyüme hormon fazlalıkları, troid hormon fazlalıkları, sters hormonu, kortizon hormonu fazlalıkları diyabete neden olabiliyor.

Tip bir diyabet daha çok insülinin mutlak eksikliğinden kaynaklanıyor. Bu nedenle ortaya çıkışı daha hızlı ve daha gürültülü şekilde ağız kuruluğu, çok su içme, sık idrara çıkma gibi klinik bulgu ve şikayetler ortaya çıkıyor. Tip 2 diyabet daha sinsi başlıyor ve 30 yaşından sonra tanı koyulan, hatta bazen tanı koyulduğundakomplikasyon adı verilen sekerlerin ortaya çıktığı bir hastalık grubu.

Diyabetin bu kadar artış göstermesinin en önemli nedeni teknolojinin hayatımızda çok fazla yer alması. Çok yiyoruz ama az hareket ediyoruz. Bu sebeple de vücut kitle endeksimiz artıyor.

En yüksek risk grubu hangi hastalar?

Vücut kitle endeksi arttığı için zaten özellikle tip 2 diyabette en büyük risk grubunu bu tip hastalar oluşturuyor. 25’in üstünde vücut fazla kiloyu kitle endeksi 25 üstünde olanları artık risk grubuna dahil ediliyor. Bunların yakından takibi önem teşkil ediyor ve tip 2 diyabetin doğrudan obezite ile yakından bir ilişkisi ortaya çıkıyor. Obez toplumlarda çocuklarda ergenlerde daha fazla görüldüğü için obezitenin her türlü aşaması yakından takip edilmeli. Bu şekilde hastalar yakından takip edildiğinde, tip 2 diyabeti geciktirebiliyor. Bu şekilde hem maddi olarak hem de ülkenin ekonomisinede pozitif katkı sağlamak mümkün oluyor.

Dünyada şu an 350 milyon ile 400 milyon arasında diyabet hastası var. Bu da bu konuda uzman hastane gereksinimini arttırıyor.

Özellikle bu tip hastaların glisemik seviyelerini, insilün pompa tedavilerini yapabilecek merkezlerde tedaviye başlamaları önemli. Tıbbi gelişmelerin güncel olarak takip edilmesi ve teknolojinin tüm imkanlarından faydalanılması oldukça önemli. Bu tedavilerden en günceli ise hastaların herhangi bir şekilde sürekli parmak ucundan şeker takibi yapmaması. Bunun için kendi vücutlarına takılan bir cihaz ile kalarak uzun süreli bir şekilde, bir hafta aralıklarla hastaların şeker ölçümleri 5 dakika ara ile doktora ulaştırılabiliyor. Bu yöntem, cgms adı verilen, sürekli cilt altı şeker ölçümü yapan bir cihaz. Hastaların tedavilerinin, hangi noktalarında sorun olduğunun, hastaların hangi aşamada sorun yaşadığını direkt olarak grafik şeklinde sunuyor. Bu sayede hastanın tedavi yöntemine en doğru şekilde karar verilebiliyor.

Unutmayın! Tip 2 diyabet  hastasıysanız ameliyatla sağlıklı bir hayata kavuşabilirsiniz.  Bize formu doldurarak ya da WhatsAap yoluyla ulaşabilirsiniz. Tetkiklerinizi gönderin. Uzmanlarımız en kısa zamanda tedavi ve ücretlendirme konusunda bilgi verecektir.