Her yıl binlerce hasta iyileşmek için Türkiye’ye geliyor. Çünkü Türkiye gelişmiş ülkelerle aynı kaliteyi sunarken, bunu çok daha uygun ücretlere yapıyor.  Türkiye’de hastane ve doktorların tedavideki başarı oranları Amerika ve Avrupa ile aynı. Bunu biz değil, istatistikler söylüyor.

Doğal su ve çamur ile teknolojinin bir arada kullanıldığı tedavi de bu sebeple çokça tercih ediliyor. Yürüme şansı olmayan hastalar bu tedavi ile yürümeye başlıyor, birçok hasta şifa buluyor.

Doğal su ve çamur ile teknoloji nasıl bir arada kullanılıyor? ا

Tatil, termal ve tedavi kombinasyonu sağlanması, uluslararası standart elde edilmesini sağlıyor. Bu üçlü kombinasyonun sağlanması sayesinde, insanlar doğal bir ortamda, kaplıcaların içinde tatil olanağını yaşarken, aynı zamanda termal olgusunu yani sıcak kaplıcaları ve termomineralli sularında faydasını burada yaşıyor. Aynı zamanda da en modern tedavi teknikleriyle ve cihazlarıyla tedavi olanaklarını bir arada bulabiliyor. Dolayısıyla bu üçlü; termal, tedavi ve tatili kombine halde olduğunda birçok hastalık tedavi edilebiliyor.

Bu üçlü en fazla fiziksel hastalıklarda kullanılıyor. Fiziksel hastalıkların başında da; felçli hastalar, bel, boyun, omurga hastalıkları, kireçlenmeler, kalça, diz ve omuz ağrıları geliyor.  Bunlar dışında, ortopedik ameliyatlar ya da ortopedik sakatlıklar sonrasındaki rehabilitasyonlara kadar çok geniş yelpazede romatizmal hastalıklarda dahil, fiziksel hastalıklar grubunda bu üçlüyü kullanarak tedavi edilebiliyor. Bunun dışında, sedef, egzama gibi cilt hastalıkları da tedavi edilebiliyor. Çamur tedavisi, 2500 yıldır kullanılan bir tedavi şekli. Cildi gençleştirici etkisi olduğu da kanıtlanmış bir yöntem.

Çamur tedavisinin bir diğer avantajı ise, hastaların tedavi olurken dinlenebilmesi… Özellikle de iyileşme şansı olmayan hastaların; örnek olarak rehabilitasyonda hastanın motive edilmesi, geçmeyen ağrıların ortadan kalkması ve hastaların moral bulması gerçekleşiyor.

Türkiye jeotermal kaynaklar açısından Dünya çapında bir potansiyele sahip olup, Avrupa’da  kaynak potansiyeli açısından birinci, kaplıca uygulamaları konusunda ise üçüncü sırada bulunmakta. Şifalı sular ve çamur için bir çok hasta yurt dışından geliyor.

Kaplıca tedavisi nedir?

Termal sular, yer kabuğunda meydana gelen çatlaklarda, magma tabakasına yakın boşluklarda biriken minerali bol sulardır. Buradaki yüksek ısı sayesinde bulunduğu alandaki maden ve mineralleri bünyesine alır. Bu aşamadan sonra bu suyun çatlaklardan yeniden yer yüzüne çıkmasıyla ortaya çıkan sulara kaplıca suyu adı verilir. Sıcak madensel yeraltı sularının tedavi edici özelliklerinden, banyo ya da kısmi banyo şeklinde yararlanılmasına kaplıca tedavisi ya da balneoterapi ismi verilmektedir. Balneoterapi termal ve mineralli suların, ploidlerin (çamurun) ve gazın belirli bir teknik ile uygun doz ve sürede kür tarzında tedavi yöntemi olarak uygulanıyor.

Kaplıca tedavisindeki esas hedef; vücut direncini arttırmak, hastanın genel durumunda iyileşme sağlamak, hastanın ağrı şikayetlerinin ortadan kaybolmasını ya da hafiflemesini sağlamak, hastalığın belirtilerini hafifletmek ya da ortadan kaldırmak ve hastalarda oluşabilecek kalıcı hasarları önlemeye çalışmaktır.

Kas iskelet sistemi sorunlarında, en önemli tedavi şekli ise dinlendirici yöntemlerdir. Bunun dışında hasta olan bölgenin korunmasına yönelik tedaviler, fizik tedavi, ilaç tedavileri, egzersiz tedavileri, rehabilitasyon tedavisi ve cerrahi tedaviler olarak karşımıza çıkıyor. Kaplıca tedavisi de bu aşamada oldukça önemli bir yer kaplıyor. Kaplıca suları içinde bulunan bol mineral ve vitamin sayesinde söz konusu hastalıklar tedavi edilebiliyor. Özellikle de kas iskelet sistemi hastalıklarında genellikle tuzlu, kükürtlü, karbondioksitli, oligometalik ve radyoaktif sular oldukça faydalı geliyor.

Kaplıca tedavisinde kırmızı su olarak anılan sulardan şifa geliyor. İki farklı kaplıca kaynağının birleşmesi ile oluşan bu şifalı su, doğal çamur kaynağı ile birleştiğinde oldukça faydalı oluyor. Birçok fiziksel hastalıkta, dermotolojik hastalıkta, yine Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış olan hem kaplıca suyunu hem çamuru birlikte kullanılabiliyor.

Doğal sularla teknolojiyi bir arada kullanmak doğal olarak hastalar açısından büyü bir avantaj sağlıyor. Havuz ve çamur tedavisinin yanında robotik tedavi ile mucizevi başarılar elde etmek mümkün oluyor.Tüm imkanların ve tedavi şansının bir arada sunulması sayesinde, yurtdışından birçok hasta bu tedaviyi tercih ediyor. Özellikle şehirde yaşanan stres, gürültü ve trafik gibi stresten uzak ve doğayla iç içe olan bu tedavi yöntemi sayesinde, iyileşme şansı da artıyor.

Tedaviye başlamadan önce ne gibi işlemler yapılıyor?

Öncelikle hastaların başvuru yapmasından sonra hastalık tanısı ve hastalık durumları detaylıca inceleniyor. Daha sonra ise tıbbi öykü hakkında detaylı bir bilgi alınıyor. Ardından gerekli tahliller ve tetkikler yapılıyor. Ardından hasta değerlendirilmeden önce detaylı bir fiziki muayene yapılıyor.  Ardından sistemik sorgulama yapılıyor ve hastanın öyküsünü alınıyor. Ardından ihtiyaç duyulması durumunda, röntgeninden laboratuvarına, kadar, ne gerekiyorsa yapılıyor. Üst seviyede farklı tetkikler yapılması gerekiyor, gene aynı şekilde yapılıyor. Ardından hastaya özel olarak planlanan tedaviye başlanır.

Eğer siz de hem tedaviyi, hem de tatili bir arada yapmak isterseniz www.visittobetreated.com adresinden ya da WhatsAap’tan bize ulaşabilirsiniz. Uzmanlarımız en uygun bütçeyi size ve durumunuza uygun olarak sunacaktır.