Türkiye’de birlikte çalıştığımız birçok tıp merkezi, gelişmiş teknolojileri, aynı zamanda alanında uzman doktorları, hasta odaklı hizmet anlayışı ve kişiye özel tedavilerle Ağrı Polikliniklerinde birçok hastaya şifa dağıtıyor.  Her türlü bel, boyun, bacak, sırt ve omuz ağrılarınız için bize başvurabilirsiniz.

Her bel ağrısı bel fıtığına işaret etmez

Bel ağrısı şikayeti olan birçok kişi hemen bel fıtığı oldum korkusuna kapılır. Oysa her bel ağrısı bel fıtığına işaret etmez. Hatta bel ağrılarının çok farklı nedenleri vardır. Ağrı polikliniklerin de bel ağrıları başarı ile tedavi ediliyor. Hep birlikte bel ağrılarının nedenlerini ve tedavilerine bakalım.

Bel ağrısı hareketleri kısıtlayan, yürümeyi, ayakta durmayı, hatta oturmayı dahi zorlaştıran, can sıkıcı ve oldukça da yaygın bir şikayettir. Ağrı şiddeti kişiden kişiye farklılık gösterdiği ve tam olarak ölçülemediği için, sadece ağrıdan yola çıkarak bu duruma neyin yol açtığını tahmin etmek oldukça güç. İyi bir doktor ve doğru hastanede sorulacak doğru sorularla bel ağrısının nedenleri bulunabilir.

Bel ağrılarının çok fazla sebebi vardır

Bel ağrılarının çok fazla sebebi vardır. Ama en sık sebep mekanik sebeplerdir. Yani kötü kullanıma ait kötü ergonomiye ait sebeplerdir. Bunlar ağır kaldırma, zorlama, ani sıcak soğuğa maruz kalma, kötü yatakta yatma gibi birçok sebebi olabilir. Bel ağrısını tedavi etmek için önce doğru teşhisi koymak gerekir. Aslında işin en zor kısmı buradadır. Genellikle doğru teşhis konulamaz. O yüzden de yapılan tedavi bir işe yaramaz. Herkesin bilmesi gereken durum şudur: Her bel ağrısı bel fıtığı değildir. Bel ağrısı ve fıtık, ikisi birbirinden çok farklı hastalıklardır. Bel fıtığı sağlıklı insanlarda da olabilir. Yani yoldan geçen 100 kişiyi seçtiğimizde ve bunlara emar çektiğimizde yaklaşık kırkında bel fıtığı çıkabiliyor. O sırada beli de ağrıyorsa emar da ki çıkan sonucu bel fıtığına bağlayabiliyorlar. Bu nedenle ikisini birbirinden ayırmak lazım. Asıl tedavi, teşhis görüntüleme ile değil mutlaka muayene ve hastanın anlattıklarıyla konulur. Teşhisi elde ettikten sonra tedavi yöntemlerine geçilir

İnsanların yüzde 80’i hayatları boyunca bir kez olsun bel ağrısı yaşıyor

İnsanların yüzde 80’i hayatları boyunca bir kez olsun bel ağrısı yaşıyor. Bu insanların yüzde 50 sinde ise bel ağrısı bir ay içinde kendiliğinden geçiyor. Bir aydan fazla süren durumlarda da ilaç tedavisi başarılı oluyor. Teşhisi zor olan bir yılı geçen ağrılardır.

Klasik ağrı kesicilere cevap vermeyen, bir yıldır ağrım var, 5 yıldır ağrım var, 10 yıldır ağrım var diyen hastalar artık ileri tedaviye ihtiyaç duyuyor demektir.  Yine daha kuvvetli ilaçlara geçilebiliyor veya belden probleme yönelik enjeksiyonlar yapılabiliyor. Mesela sıkışmış bir sinire ayrı bir tedavi, bel fıtığına ayrı bir tedavi yapılıyor zarar görmüş bir ekleme ise çok farklı bir tedavi yapılıyor.

Kronik ağrı hastalık habercisi değil, tam anlamıyla sorundur

Kronik ağrı hastalık habercisi değil, tam anlamıyla sorundur. Ağrı Kliniklerinin ana amacı ağrılı hastaların tanısının doğru ve hızlı şekilde konması ve tedavilerinin yapılmasıdır. Hastanelerimizin Ağrı Kliniğinde hastalara multidisipliner bir yaklaşımla teşhis ve tedavi hizmeti verilmektedir. Birçok modern tedavi yöntemi kullanılmaktadır. Cerrahi tedaviler de bunlardan biri.

Şimdi cerrahi son seçenektir. Omurgayı arabanın aksı gibi düşünmek lazım. Aks arabanın en değerli parçasıdır. Zarar gördüğü zaman o arabanın değeri çok düşer. Aynı insan vücudu da böyledir. Bir kez aksın ayarıyla oynandı mı eski ayarı tutmaz. Bunun gibi ameliyatta başarısızlık şansı yüzde 15 olabilir. Ameliyattan önce hasta tüm seçenekleri mutlaka değerlendirmeli. Tüm ameliyatsız seçenekler tükendikten sonra ameliyat olmalıdır.

Ağrı Polikliniklerimiz de birçok ileri tedavi uygulaması  hastalara uygulanıyor

Ağrı polikliniklerimiz de kronik ağrı tedavisinde kullanılan tüm yöntemleri uygulanmaktadır. Özellikle girişimsel yöntemlerle ağrı tedavisi başarı ile tedavi ediliyor. Girişimsel tedavilerde dokulara verilen hasar yok denecek seviyede. Radyo dalgaları kullanarak yapılan sinir blokları, kalıcı morfin pompaları ya da omurilik pillerinin takılması, bel-boyun fıtıklarında uygulanan enjeksiyonlar, kalıcı port-pompa sistemleri gibi birçok ileri tedavi uygulaması Ağrı Polikliniklerimiz de hastalara uygulanıyor ve alınan sonuçlar oldukça başarılı.

Örnek verelim kireçlenme dediğimiz dizde kalçada olan problemin aynısı belde de olabiliyor. Faset eklem diyoruz biz bunlara, girişimsel olarak röntgen eşliğinde eklemlere girip enjeksiyon yapılıyor ve oradaki iltihabı kurutucu ilaçlar verip ağrının geçmesini sağlanıyor.

Peki enjeksiyonu yaptık başarılı oldu mu?

Oldu ise ne kadar süre ile oldu? 1 hafta mı 1 ay mı 1 yıl mı? Ona göre uzun vadeli plan yapıyoruz. Eğer enjeksiyon sonrası ağrı bir süre sonra tekrar başlıyorsa enjeksiyonu bir daha tekrarlıyoruz. Ama enjeksiyondan yeterince fayda görmüyorsa çok kısa vadeli fayda görüyorsa o zaman daha ileri tedavilere geçiyoruz. Mesela orada problemli eklem duruyor ve enjeksiyondan da fayda görmedi ise o zaman biz o ekleme giden sinirleri yakıyoruz. Aynen dişteki kanal tedavisi gibi oradaki sinirleri yakıyoruz ve oradaki ağrıyı tamamen yok ediyoruz. Oradaki kireçlenme yine yerinde duruyor ama artık hastayı rahatsız etmiyor.

En çok Bel, Bacak ve Boyun ağrıları için başvuruyor

Yurt dışından gelen hastalar Ağrı Polikliniğine en çok Bel, Bacak ve Boyun ağrıları için başvuruyor. Başvurduğu andan itibaren hastanenin dış ilişkiler bölümü ulaşım, konaklama dahil her türlü organizasyonla ilgileniyor. Hava alanından tercüman eşliğinde alınıp kalacağınız otele yerleştiriliyor, dinlendikten sonra hastaneye alınıyorsunuz. Size kendi ülkenizde ne teşhis konursa konsun tekrardan teşhis için testler yapılıyor. Tanının doğruluğu tedavinin başarısı için kaçınılmaz.

Dünyanın en yeni ve gelişmiş teknolojilerini kullanılıyor

Problemin büyüklüğüne göre yurt dışından gelen hastalarımızı tedavi ediyoruz. Ancak vaktimiz ne kadar uzun olursa tedavide rahat ederiz. Ancak kullandığımız teknolojiler zaten bize zaman kazandıran ve başarıyı arttıran teknolojilerdir. Dünyanın en yeni ve gelişmiş teknolojilerini kullanılıyor. Öyle ki sahip olduğumuz teknik altyapı dünyanın pek az hastanesinde vardır. Bel ağrısı için bize başvuran uluslararası bir hasta sıra beklemeden hemen tanı ve tedaviye alınır hastanemizde. Eğer enjeksiyon uyguluyorsak 3 gün sonra normal hayatına dönebiliyor. Ancak sinir işlemi uyguladıysak mutlaka bir hafta istirahat veriyoruz. Bu süreyi de İstanbul’da boğazı gören beş yıldızlı bir otelde konfor içinde geçirebilirler. Burası dünyanın en güzel kenti.

Başarı oranı aynı ama maliyetler oldukça farklı

Avrupa ve Amerika ile karşılaştırıldığında başarı oranı aynı ama maliyetler oldukça farklı. Gelişmiş ülkelerde bu işlemleri çok yüksek ücretler ödeyerek alıyorsunuz. Oysa Türkiye’de gelişmiş ülkelere göre çok daha az ücret ödüyorsunuz.

Tabii bu merkezden merkeze değişir. Yani Avrupa ve Amerika’da başarı şansı % 50 olan yerde var % 90 olan yerde var. Bizim başarı şansımız şuan % 85 ler de ve oldukça iyi bir başarı şansımız var. Bir örnek vereyim. Avrupa’dan bir hastamız geldi.  Hasta 5 yıldır bel ağrısı ile dolaşıyor aldığı tedavilere rağmen hiçbir şekilde bel ağrısı geçmemiş. Yaklaşık 15 kez fizik tedavi görmüş. Ortopedi, beyin cerrahisi hatta psikiyatriye bile gitmiş fayda görmemiş bize geldi sinirlerini yaktık. 3 yıldır rahat ve hiç ağrı çekmiyor.

Eğer siz ya da bir yakınınız kronik ağrılar yaşıyorsanız, gördüğünüz tedavilerden bir sonuç alamıyorsanız ya da ağrılardan kurtulmak isterseniz, vakit kaybetmeden http://www.visittobetreated.com adresinden bize ulaşın. Uzmanlarımız en kısa zamanda sizinle iletişim kurarak uygun bir bütçe ile tedavi planlaması sunacaktır. Visit to be Treated aracılığıyla tedaviniz veya istediğiniz hizmet için Türkiye’nin en iyi hastanelerinden tedavi planı ve tedavi fiyat teklifi alabilirsiniz. Bunun için sadece ” Formu doldurmanız yeterli” .