Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından biri. Sık görülmesi ve hayat kaybı oranlarının yüksek olması nedeniyle de bir halk sağlığı sorunu. Kanser ölümcül bir hastalık olsa da doğru hastane,doğru hekim ve gelişmiş teknolojilerin kullanımı ile başarı ile tedavi ediliyor.

Akciğer kanseri nedir?

Akciğer kanseri,  vücudun birçok organında görülebildiği gibi doğal olarak vücudun akciğerde görülen türüdür. Saç ve tırnak hariç zaten vücudun her yerinde kanser görebilmek mümkün. Akciğer kanseri de normalde vücutta dışardan gelen her türlü kötü etken, vücutta kanser oluşumu riskini artırıyor. Kanser ise şu şekilde oluşuyor; elinizi kestiğinizi düşünün. Eliniz kesilir kesilmez beyniniz emir verir, oradaki hücrelere der ki; bir an evvel çoğal burayı iyileştir. Bunun sonucunda eğer sürekli elinizi kesmeye devam ederseniz, beyin sürekli aynı emiri verir, günün birinde iyileşmesini sağlayan hücreler kendi başına hareket etmeye başlarlarsa kanser olur. Aynı durum akciğer için de geçerli.

Akciğeri rahatsız edecek her türlü dış etkeni sürekli vermeye devam ederseniz, günün birinde akciğer olma olasılığınız çok yükseliyor. Sigara içtiğiniz zaman bir duman içeriye giriyor. Akciğer bunu bir keyif olarak algılamıyor, doğal olarak bunu bir yabancı madde olarak algılıyor ve dışarı atmaya çalışıyor. Daha çok çalışmaya başlıyor. Daha çok hücre yoluna yol açıyor. Eğer siz bu sigarayı sürekli içerseniz ve sürekli akciğerinizi bu kadar çok üretmeye devam ettirirseniz günün birinde o hücre topluluklarından bir kısmı bağımsızlık kazanıyor ve burada bir kanser oluşumuna yol açıyor.

Akciğer kanseri erkeklerde görülen en sık kanser türü. Kadınlarda ise ikinci sırada. Akciğer kanseri olanların istatistiklerine bakıldığında %90’nın sigara içtiği görülüyor.  Genetik ve çevresel faktörler yüzünden kanser olanların oranı yüzde 10.

Sigarayı bırakmak akciğer kanserine karşı alınabilecek en büyük önlem. Bunun dışında meyve ve sebze ağırlıklı beslenmek gerekiyor. Çünkü bu beslenme şekli vücuda vitamin gelişini daha çok kolaylaştırıyor. Bu aşamada yapay vitaminleri çok fazla önermiyorlar, her zaman doğadan alınan vitaminleri tavsiye ediliyor. Bundan dolayı meyveyi bol tüketmek, özellikle kırmızı meyveleri bolca tüketmek çok faydalı. Sebze ağırlıklı beslenmek çok faydalı, kırmızı eti haftada 2 kez rahatlıkla tüketebilirler ama kırmızı eti de çok fazla tüketmemek gerekiyor.  Belli bir oranın üzerinde tüketilen kırmızı etin de akciğer kanseri olmasa bile kolon kanseri üzerinde etkileri var, buna dikkat etmemiz gerekiyor.

Akciğer kanseri teşhisi nasıl koyuluyor?

Akciğer kanserinden şüphelenen kişi için ilk yapılan doğal olarak akciğer filmi çekiliyor. Çok basit ve ucuz bir yöntem bu. Eğer burada şüpheli bir lezyon varsa, gelişmiş ince kesit tomografi cihazı işe giriyor. Bu cihazla da film çekildiği zaman eğer gerçekten bir tümör şüphesi varsa, derhal parça alınıyor. Bu bazen bronkoskopi ile bazen, iğne biyopsi ile oluyor. Bundan sonraki en önemli aşama özellikle teşhis konduktan başlıyor. Akciğer kanseri saptanmış kişiye mutlaka bir pct çekmek gerekiyor. Ptc şu an dünyada bilinen en iyi tarama yöntemi.

 

Ptc cihazı ile çok daha az radyoaktif madde kullanarak, yani hastaya daha az zarar vererek daha yüksek çözünürlükte ve çok net görüntüler elde etmek mümkün. Akciğer kanserli hastaya tedaviye başlamadan hastanın hangi aşamada olduğunu mutlaka bu yöntem ile tespit ediliyor.

Tedavi ne kadar sürüyor?

Akciğer kanserinin en uzun tedavisi 6 haftayı geçmiyor. Günümüz teknolojisi ile birçok hasta, bir hafta gibi kısa süreli ve yüksek doz tedavilerle tedavi etme imkanına sahip olmak mümkün.

Ameliyattan sonra hastaların nelere dikkat etmesi lazım?

Tedavileri bitirmiş ve artık sağlığına kavuşmuş bir hastanın yapacağı ilk iş değil; sigara içilen ortamlardan dahi uzak kalmak. Eğer hasta bütün zahmeti  çekip bütün bu tedavileri olup sigara içmeye devam ederse, günün birinde mutlaka başa döner. İlk iş; bir kere sigarayı bırakmak, bunun dışında mutlaka beslenmeye, sebze, meyve ve zeytinyağ ağırlıklı beslenmek gerekiyor. Balık ve beyaz et ağırlıklı bir beslenme yöntemine başlamak gerekiyor. Bu tip sağlıklı beslenme şekli, vücudun zaten kendisini savunma mekanizmalarını daha üst düzeyde olmasını sağlıyor.

Hastayı çok yıkan, çok derinden etkileyen birtakım stres kaynakları varsa; bunlar maalesef vücut direncini ve sistemini düşürüp tekrar kanserle ilgili bir takım tekrarlamalara yol açabiliyor.  Ama bu da tabi engellenecek bir şey değil ne yazık ki. Çünkü  bu kadar büyük bir travmayı zaten kimse isteyerek yaşamıyor. Ancak bu gibi durumlarda destek almak, psikolojiyi olabildiğince korumak gerekiyor.

Hasta kanser tedavisi oldu diye günlük yaşamından uzak kalmasına gerek olmuyor. Eski yaşamına mutlaka dönebiliyor. İşine tekrar dönebiliyor. Rahatlıkla normal hayatını sürdürebilir. Yeter ki sigarayla bir kez daha karşılaşmasın, sigarayı artık hayatından tamamen çıkarsın.

Kanser hastalıklarının tedavisinde başarılar sağlayan bir hastanede tedavi olmak isterseniz bize başvurabilirsiniz. Formu doldurduktan sonra Türkiye’nin başarı oranları en yüksek tedavi merkezlerinde tedavi olabilirsiniz.