Vücudun oksijen ihtiyacını sağlayan, önemli solunum organımız akciğerler temiz havayla besleniyor. Sigara dumanı gibi zararlı maddeler ciğerlere ulaştığındaysa olumsuz sonuçlar oluşabiliyor. Bu ve bunun yanında çeşitli nedenlerden dolayı akciğer hastalıkları ortaya çıkabiliyor. Akciğer kanseri de bu hastalıklar arasında en tehlikeli olanları arasında bulunuyor. Kanser, ne yazık ki çağın hastalıkları arasında yer alıyor. En tehlikeli kanser türlerinin başında ise akciğer kanseri bulunuyor. Dünyada her yıl 1 milyon 300 bin kişi akciğer kanseri nedeniyle yaşamını yitiriyor. Ancak günümüzde artık bu hastalıkla mücadele konusunda hem cerrahi hem radyolojik birçok tedavi yöntemi bulunuyor. Peki, insanlar neden akciğer kanserine yakalanıyor? Bu hastalık nasıl teşhis ediliyor ve tedavi süreci nasıl oluyor? Tüm cevapları bu yazıda bulabilirsiniz.

Akciğer kanseri nasıl oluşur?

Vücuda dışarıdan etki eden her türlü olumsuzluk kanser oluşum riskini artırabiliyor. Kanser; hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması olarak tanımlanıyor. Elinizi kestiğinizi düşünün. Eliniz kesilir kesilmez beyin hemen oradaki hücrelere çoğalıp, o alanı iyileştirmeleri için emir veriyor. Eğer siz sürekli elinizi kesmeye devam ederseniz, beyin de sürekli aynı emri vermeye devam ediyor. Günün birinde oradaki hücrelerin kendi başına hareket etmeye başladıklarını düşünün. İşte kanser de buna benzer bir sürecin sonucunda hücrelerin sağlıksız bir şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkıyor.

Sigara akciğer kanserine yakalanma riskini artırır mı?

Akciğer kanserine yakalanan hastaların yüzde 90’lık bölümünün sigara kullanıcısı olduğu biliniyor. Sigara içildiğinde vücuda bir duman giriyor ve akciğer bu dumanı yabancı madde olarak algılıyor ve dışarı atmaya çalışıyor. Bu çalışma sürecinde sürekli daha çok hücre üretiliyor. Bu üretim çok fazla yapıldığında hücre topluluklarının bağımsızlık kazanma olasılığı artıyor. Bu da kontrolsüz çoğalma yani kanser oluşumuna yol açabiliyor.

Akciğer kanserinde erken teşhisin önemi

Bütün kanser türlerinde olduğu gibi, akciğer kanserinde de erken teşhis hayat kurtarabiliyor. Bu hastalığın teşhisi için birçok yol bulunuyor. En ucuz ve basit yöntem ise: akciğer filmi çektirmek. Hastanelerde de, akciğer kanserinden şüphelenilen danışanların ilk olarak akciğer filmi çekiliyor. Şüpheli bir lezyona rastlanırsa ince kesit tomografi cihazları ile inceleme yapılıyor. Bu sürecin sonunda bir tümör şüphesi var ise bronkoskopi ve bazen de iğne biyopsi ile parça alınıp inceleme devam ediyor. Ardından da gerekliyse tedavi sürecine başlanıyor.

Akciğer kanseri tespitinde tarama yöntemleri ve PET CT

Akciğer kanserinin tespitinde PET CT yöntemi kullanılabiliyor. PET CT sistemi; vücuttaki organ ve dokuların işleyişini metabolik seviyede gösteren PET (Pozitron Emisyon Tomografisi) ile yapısal detaylara ulaşmayı sağlayan CT (Computed Tomography) yani bilgisayarlı tomografinin birleşiminden oluşuyor.

Akciğer kanseri tespitinde PET CT çekilmediğinde sadece akciğer bölgesi tedavi edilebiliyor. Bu da vücudun başka bir yerinde tümör varsa onun büyümeye devam etme tehlikesinin önüne geçilememesine neden olabiliyor. O yüzden PET CT cihazı kullanılarak daha az radyoaktif maddeyle hastaya daha az zarar veriliyor ve daha yüksek çözünürlükte net görüntüler elde edilebiliyor. Böylece akciğer kanseri tedavisine başlamadan önce hastalığın aşaması saptanabiliyor.

Akciğer kanseri tedavisinde cerrahi ve radyolojik yöntemler

Akciğer kanseri genel olarak iki gruba ayrılıyor. Küçük hücreli kanserde hastalara cerrahi tedavi önerilmiyor. Radyoterapi ve kemoterapi genellikle yeterli oluyor. Ancak küçük olmayan hücreli kanserlerde mutlaka ameliyat gerekiyor. Ameliyat ile ilgili karar verilmeden önce PET CT taraması ve tomografi sonuçları inceleniyor. İmkânlar müsait ise daha az kan kaybı ve daha çabuk iyileşme sağlayan video yöntemi denen Wats sistemi ile ameliyat gerçekleşebiliyor. Bu sistem sayesinde, akciğer kanseri ameliyatlarında, birkaç santimetrelik bir kesi içerisinden hastalığın olduğu hücrelere erişilebiliyor. Video destekli torakoskopik cerrahi olarak adlandırılan Wats sistemiyle tedavide yüksek başarılar elde ediliyor.

Tümörler küçültülerek ameliyat edilebiliyor

Ameliyat edilemez durumdaki büyük tümörlere de müdahale edilebiliyor. Radyoterapi ve kemoterapi yani hem ışın hem de ilaç tedavisi aynı anda uygulanarak tümör küçültülebiliyor. Böylece hasta ameliyat edilebiliyor.

Akciğer kanserinde kemoterapi uygulaması

Yan etkileri oldukça azalan kemoterapi ilaçlarına ulaşmak artık daha kolay. Akciğer kanseri tedavisi süresince ilaç tedavisi uygulandığında tümörün küçülüp ameliyat edilebilir hale gelmesi de kolaylaşıyor. Bazı tümörlere ise yerleşim yeri nedeniyle ameliyatla müdahale edilemiyor. Bu vakalarda ilaç miktarı artırılarak en azından o bölgede maksimum kontrol sağlanması yoluna gidiliyor.

Akciğer Kanseri Tedavisinde kullanılan cihazlar

PET CT, akciğer kanseri tedavisinde en önemli tarama cihazları arasında yer alıyor. Radyoaktif madde verilen danışan PET CT ile taramaya alınıyor. Bu sistem kanserli bölgelerin tespit edilmesi ve tedavi sürecinin planlanmasına yardımcı oluyor. Daha az radyoaktif madde kullanılarak iyi görüntüler elde edilmesine olanak sağlayan 4-Ring Discovery IQ cihazları da tanı sürecinde kişide radyoaktif maddeden dolayı doğabilecek olumsuz etkilerin minimum seviyeye inmesini sağlıyor.

Gelişen teknoloji ve bilimsel araştırmalar sayesinde artık akciğer kanseri için birçok farklı tedavi yöntemi bulunuyor. Erken teşhis önemli olduğu için doktorlar rutin taramalar yapılması gerektiğinin de altını çiziyor. Visit to be Treated aracılığıyla tedaviniz veya istediğiniz hizmet için Türkiye’nin en iyi hastanelerinden tedavi planı ve tedavi fiyat teklifi alabilirsiniz. Formu doldurmanız yeterli.