Felç; geri dönüşü olmayan bir durum gibi görülse de uygun tedavi yöntemleriyle tedavi mümkün olabiliyor. Trafik kazası gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkabilen inme durumları için birçok tıbbi yöntem ve alternatif tıp teknikleri uygulanabiliyor. Tüm süreç sonunda hastalar tekrar ayağa kalkıp hayatına devam ediyor.

Felç tedavisi artık mümkün

Ahmet Z.‘nin hikâyesi felçli insanlara umut veriyor. 16 yaşındayken bir trafik kazası sonrası Ahmet Z travmatik bir beyin hasarı geçiriyor. O kazadan önce başarılı ve sosyal bir öğrenci olan Ahmet’in hayatı bir anda kararıyor. Almanya ve Türkiye’de sivil havacılık kurslarına katılan ve hayallerini gerçekleştirmek için çabalayan gencin hayatı bambaşka bir yöne evriliyor. Anne ve baba da çocuklarıyla birlikte zorlu bir sürece adım atıyor.

Bir kaza ardından felç olan gencin zorlu süreci

Anne Sultan Hanım ve baba İbrahim Bey kaza anını hala hatırlıyor. Kaza haberini aldıkları an olay yerini gidiyorlar ve Ahmet hemen hastaneye kaldırılıyor.  Yoğun bakıma alınan 16 yaşındaki genç 23 gün boyunca da yoğun bakımda kalıyor. Zorlu bekleme sürecinden sonunda aile Ahmet’in gözlerini açmasıyla derin bir nefes alıyor. Ancak ne yazık ki Ahmet gözlerini açmış olsa da felçli uyanıyor ve esas zorlu süreç o günden sonra başlıyor.

4-5 aylık terapi sürecinin ardından gencin sağlığı adına bir gelişme kaydedilemiyor. Aile, 5’i Almanya’da biri İsviçre’de olmak üzere 6 hastaneye başvuruyor ve çeşitli tedavi yöntemleri deneniyor. Uzun süre boyunca da eve gelen fizyoterapistler ile fizik tedavi de uygulanıyor. 9 yıl süren mücadele sonrasında elle tutulur bir sonuca ulaşılamıyor.

Termal suların felç üzerindeki olumlu etkileri

Sonrasında Ahmet Denizli’de şifalı sularla tıp bilimini birleştiren bir sağlık merkezine götürülüyor ve olumlu sonuçlar elde edilmeye başlanıyor.  Bu merkezde 8-9 yılda ulaşılamayan olumlu seviyeye 7 ay gibi bir sürede ulaşılabiliyor.

Felç tedavisinde hasta yakınlarının rolü

Uzmanlar tedavi sürecinde hastanın ailesiyle de sürekli iletişim halinde olmanın iyi sonuçlar almada önemli bir etken olduğunun altını çiziyor. Sağlıklı iletişim yakınların hastaya nasıl destek olabileceklerine dair daha donanımlı olmalarını sağlıyor. Ayrıca bu tip kişilerin tedavi sürecinde hasta yakınları da zorlanıyor. Doktor ile iletişimin güçlü olması bu zorlanmanın da üstesinden daha rahat gelinmesine destek oluyor.  Ayrıca eğer mümkünse tedavi merkezinin sessiz, sakin, doğal bir çevre içerisinde yer alması da hastaların daha huzurlu ve pozitif bir tedavi süreci yaşamalarına katkı sağlıyor.

Felç tedavisinde bütünleşik uygulamalar

Ahmet Z.’nin kontrolleri sürüyor. Tedavinin ardından Ahmet tam konuşamıyor olsa da söylenenleri anlıyor ve bu konuda günden güne iyiye gidiyor.  Ahmet Z. artık ayağa kalkabiliyor ve hareket edebiliyor.

Kazadan hemen sonra bütün organları kullanılamaz hale gelen, gören, duyan ama konuşamayan Ahmet tedavi ve kontrol süreciyle birlikte gün geçtikçe aşama kaydediyor.

Ahmet’in yoğun fizik tedavi rehabilitasyon programı günde 4-5 saati buluyor. Başlarda bu programa uyması zor olsa da zamanla adapte olmak kolaylaşıyor. Bunun yanında kaplıca tedavisi, şifalı çamur tedavisi, masaj tedavisi da uygulanıyor.  Ayrıca yürüme için robotik rehabilitasyon ve el kullanımı için de robotik rehabilitasyon uygulamaları gerçekleştiriliyor. Bunun dışında da hidroterapi de yapılıyor. Sudan çıktıktan sonra ise Ahmet bir fizyoterapist desteğiyle egzersizlerini sürdürüyor.  Ahmet ve onun gibi birçok hastada termal destek uygulamaları ile tıbbi tedavi yöntemleri bir arada kullanılabiliyor.

Felç tedavisinde ilaç tek başına yeterli değil

Uzmanlar bu tip vakalarda esas olumlu sonuçları sadece ilaçtan beklemenin doğru olmadığının altını çiziyor. Fizik tedavi ve rehabilitasyonun hastaya en iyi gelen yöntemler olduğunu vurgulayan doktorlar bunun yanında alternatif tıptan da faydalanıyor. Kaplıca tedavisi, çamur tedavisi gibi yöntemler bunların arasında yer alıyor.

Şifalı suların fıtık tedavisinde kullanımı

Şifalı sular ve çamur tedavisi fıtık tedavisinde de kullanılabiliyor. Omurgalar arası kıkırdak dokunun kayması sonucu oluşan bir rahatsızlık olan fıtıkta bel, boyun, kollar ve bacaklarda ağrı, güçsüzlük, uyuşma, yanma, karıncalanma gibi şikâyetler meydana gelebiliyor.  Fıtığa yakalanmamak için uzmanlar; ağır kaldırılmamalı, ani hareketlerde bulunulmamalı, omurgayı çok zorlayacak şeyler yapılmamalı diyor.  Ayrıca uzun saatler aynı pozisyonda kalmak ve hareketsiz bir yaşam da fıtık oluşumuna yol açabiliyor.

Fıtık tedavisinde ilaç tedavisi en yaygın yöntem olarak kullanılsa da istirahat ve fizik tedavi de mutlaka öneriliyor. İlerlemiş vakalarda ise ameliyat da tercih edilebiliyor. Gerekli tetkiklerden sonra eğer uygunsa kaplıcada termal tedaviler, çamur tedavileri, tıbbi masaj gibi alternatif tıp yöntemlerine de başvurulabiliyor.

 

Felç artık tedavisi olmayan bir durum olmaktan çıkıyor! Yeni yöntemler ve termal sularla şifa bulan ve felci büyük ölçüde yenen Ahmet’in hikâyesi umut veriyor. Visit to be Treated aracılığıyla tedaviniz veya istediğiniz hizmet için Türkiye’nin en iyi hastanelerinden tedavi planı ve tedavi fiyat teklifi alabilirsiniz. Formu doldurmanız yeterli.