Hayrettin Ç. 8 ay önce saç ektirmeye karar verdi ve operasyon için Visit to be Treated aracılığı ile tedavi merkezini seçti. Hayrettin Bey başarılı bir emlak şirketi sahibi. Evli ve iki çocuk babası. Saçlarının dökülmesi ile birlikte araştırmalara başladı. En iyi çözümün saç ekimi olduğuna karar verdi.

Yaşı ilerledikten sonra saçlarında dökülmeler yaşayan Hayrettin Ç. Saçlarındaki dökülme sebebiyle oldukça zor zamanlar geçirdi. İşi sebebiyle görüntüsü oldukça önemli olan Hayrettin Ç. Görüntüsü değiştiği için oldukça mutsuz bir duruma girdi.  İşi sebebiyle şık görünmek isteyen Hayrettin Ç. Ne kadar bakımlı ve şık olsa da istediği görüntüye kavuşamamaktan şikayetçiydi. Yaptığı uzun araştırmalar sonucunda Visit to be Treated aracılığı ile tedavi merkezini buldu.

17 yıllık tecrübesi,  dünyada kullanılan teknolojileri aynı anda uygulaması ve binlerce hastayı başarılı şekilde tedavi etmesi hem Türkiye içinden  hem de yurtdışından bir çok hastanın  Visit to be Treated’i tercih etmesini sağladı.

Hayrettin Bey’e nasıl bir işlem yapıldı?

Hayrettin Bey’in saç dökülme tipi, 4 seanslık bir çalışma gerektiyordu. Bundan dolayı da birinci ve ikinci seansta arka donör bölgesi yeterli olduğu için kısa süre içinde sonuçlar alınabildi.  Donör bölgeden takribi olarak 4500 greft alıp ön çizgisi sık bir şekilde aynı sıklığı arkalara doğru yayarak tepesi dahil bütün bölgesi kapatıldı.

Saç ekimi operasyonundan sonra günlük hayata ne zaman dönülüyor?

Operasyondan hemen sonra günlük hayata devam edilebiliyor. Ertesi gün, iş hayatına başlayabiliyor, gezebiliyor hastalar. Yeme içme ile ilgili herhangi bir sıkıntı yaşanmıyor. Saç ekimi işleminden sonra herhangi bir ağrılı dönemi olmuyor. Bir günde tamamlanan operasyonlar sayesinde hastalar hem tatillerini yapabiliyor hem de estetik bir görünüme kavuşuyor.

Saç ekimi tedavilerindeki esas hedef; saç ekimi için gelen kişilere, modern tıbbi uygulamalar ile konforlu bir şekilde istenilen doğal ve sağlıklı saçlar verebilmek oluyor. 1930’lu yıllarda ilk defa saç ekimi işlemi Japonya’da uygulanmış. O günden beri de yöntem her geçen gün geliştiriliyor. Günümüzün en büyük estetik sorunlarından olan saç dökülmesi, erkeklerin yüzde ellisinde görülüyor. Kadınlarda da azımsanmayacak derece görülen saç dökülmesinin en doğal çözümü ise saç ekimi…

Saç ekimi kimlere uygulanabilir?

Günümüzde 50 yaş üzeri erkeklerin yüzde 50’si saç dökülme problemi yaşıyor. Bundan dolayı da erkek tarafından en çok talep edilen kozmetik işlem, saç ekimi işlemi. Kadınlarda da saç dökülmesi problemleri yaygın olarak görülüyor. Özellikle saçlarda seyrekleşme ya da doğumdan sonra görülen saç dökülmeleri, kadınların da sıkça saç ekimi işlemine başvurmasına sebep oluyor.

Saç kaybı genetik kalıtım, yaşlanma, travmatik yaralanmalar sonrası veya çeşitli tıbbi sorunlar sebebiyle de ortaya çıkabiliyor. Saç ekimi hangi sebeple yapılıyor olursa olsun, eğer vücutta yeterli saç kökü bulunabiliyorsa, herkese uygulanabiliyor. Yalnızca kafa derisinde değil kaş, bıyık ya da sakal gibi vücutta kıl olan tüm bölgelere de başarıyla uygulanabilir.

Saç ekimi için hangi yöntemlere başvuruluyor?

Saç ekiminde iz bırakmayan ve günümüzde en çok tercih edilen yöntem FUE tekniği… Günümüz şartlarının teknolojide ve tıp alanında çığ gibi büyüyen teknoloji araştırmaları ile saç ekiminde de son dönemde oldukça başarılı ve hatta gelinecek en mükemmel noktalara varıldı. Bu sayede de muhteşem yöntemler uygulanabiliyor.

Gelişen yöntemler ile saç ekimi tamamlandıktan sonra artık kafada kesinlikle iz kalmıyor. Buna en güzel örnek fue yöntemiyle yapılan saç ekme işlemidir.

Oldukça nadir görülmekle beraber, bazı zorunlu durumlarda da fut yöntemine başvurulabilir.  Bu yöntem sonucunda 1 mm eninde 22 cm genişliğinde, çizgi şeklinde iz kalması söz konusu olsa da izler oldukça nadir görülür ve izler dışardan belli olmaz.

Bu yöntemin uygulanması kararını saç ektirecek kişi ve doktoru veriyor. Bu yöntem sonucunda iz kalma riski, yöntemin uygulanacağı kişi ile ilgili. Saç alınacak alandaki saçlar cansız ve seyrek ise bu gibi durumlarda uzman fut yöntemine karar verebiliyor. İz kalması üzücü, moral bozucu bir durum olabilir. Saçlar özellikle ilk başta kısa olduğu için saç diplerinde kesik yer belirgin olabilir. Fakat saçların uzamaya başlamasıyla bu durum da ortadan kalkıyor. Saç ekiminden belli bir süre sonra ise saçlar uzamaya başlıyor. Bu sayede de kafada herhangi bir dikiş izi belli olmuyor.

FUE yönteminin avantajlarından bir diğeri de, saç ekimi ardından greft alınan ya da ekilen bölgede hiç bir şekilde yara izinin söz konusu olmaması. Ancak bu aşamada dikkat edilmesi gereken, işlemin yalnızca profesyonel ellerde yapılması… Ancak işini bilen ve uzman kişilerce yapılan saç ekimlerinde iz kalmıyor. Profesyonel olmayan ellerde yapılan ekimlerde, alınan greftlerin boyutları ve yoğunluğu ayarlanamazsa saç derisinde izler kalması gibi riskler doğabiliyor.

FUE tekniği nedir?

FUE tekniği  foottan ayıran temel şeyi tek tek alındığı için herhangi bir yara izi söz konusu olmadığı gibi operasyon sonrası iyileşme süresi çok hızlı gerçekleşir. Halbuki eski teknik dediğimiz foot tekniğinde arkada şerit şeklinde bir greft doku alındığında o dokunun tekrar dikilip o dokunun iyileşme süreci söz konusu olduğu içinde orada oluşan sikatrizan doku yara izi hem kişileri rahatsız ediyor, hem de görsel anlamda orada bir çirkin kötü bir görüntü veriyor. Halbuki fue tekniğinde böyle bir şey söz konusu değil. İkinci günden itibaren tamamıyla suyla temiz hale getirip saçlı operasyon geçirmiş bölgesini yıkar ve yaklaşık 72 saatten itibarende görsel anlamda çok hızlı iyileşme süreci yaşanıyor.

Saç ektirmek isteyenlerin merak ettiği bir çok soru var. İz kalacak mı? Ekim sırasında acı hissedecek miyim? Ya da normal hayatıma ne zaman döneceğim? Gelişen teknolojiler saç ekimini doğal ve mükemmel hale getirdi. Bu sayede de hiçbir iz kalmadan, oldukça başarılı ve doğal duran saç ekimleri yapılabiliyor. Visit to be Treated aracılığıyla tedaviniz veya istediğiniz hizmet için Türkiye’nin en iyi hastanelerinden tedavi planı ve tedavi fiyat teklifi alabilirsiniz. Formu doldurmanız yeterli.